Sırt ağrısı, günlük hayatta en sık karşılaşılan şikâyetlerden biridir. Pek çok hasta sırt ağrısını basit bir kas tutulması olarak yorumlarız. Ancak her sırt ağrısı masum değildir. Bazı durumlarda bu ağrı, omurga kırığı gibi ciddi bir sorunun habercisi olabilir.

Peki, hangi sırt ağrıları basit bir kas tutulmasıdır, hangileri omurga kırığını düşündürmelidir? Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Caner SARIKAYA’ya sorduk.

Sırt Ağrısı En Sık Neden Olur?

Sırt ağrılarının büyük bir kısmı gerçekten de kas-iskelet sistemi kaynaklıdır. Özellikle:

  • Ani ters hareketler
  • Ağır kaldırma
  • Uzun süre masa başında çalışma
  • Soğukta kalma
  • Stres ve kas spazmları

kas tutulmasına bağlı sırt ağrılarına yol açabilir. Bu tür ağrılar genellikle birkaç gün içinde azalır ve istirahatle rahatlar. Çoğu zaman basit bir ağrı kesici ile ağrıları hafifler. Hastalar genellikle ani bir hareket sonrasında ağrılarının başladığını, kimi zaman soğuğa maruz kaldıklarını ya da uzun süre masa başında kaldıktan sonra şikâyetlerinin ortaya çıktığını ifade ederler.

Bu hastalarda bacaklara yayılan ağrı, uyuşma ya da karıncalanma görülmez. Ağrı genellikle omurganın her iki yanında, simetrik bir dağılım gösterir.

Omurga Kırığı Nedir?

Omurga kırığı, omurgayı oluşturan kemiklerin (vertebraların) bütünlüğünün bozulmasıdır. En sık nedenleri şunlardır:

· Trafik kazaları

· Yüksekten düşmeler

· Şiddetli darbe alan kişiler

· Osteoporoz (kemik erimesi)

· Geçirilmiş kanser öyküsü olan hastalar

Özellikle ileri yaş, kemik erimesi olan hastalar ve travma öyküsü bulunan kişilerde sırt ağrısı şikayeti ile başvurduklarında omurga kırığını değerlendirmekte fayda vardır.

En İyi Samsun Fizik Tedavi Doktorları Listesi
En İyi Samsun Fizik Tedavi Doktorları Listesi
İçeriği Görüntüle

Özellikle geçirilmiş kanser öyküsü bulunan hastalarda, omurgaya metastazlar kemik yapıyı zayıflatarak omurga kırıklarına yol açabilmektedir. Bu nedenle bu hasta grubunda ortaya çıkan sırt veya bel ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Omurga kırığı olan hastalarda ağrı çoğunlukla omurganın orta hattında lokalizedir ve bu bölgede belirgin hassasiyet saptanabilir.

Bazı durumlarda altta yatan kanser tanısı, hastanın omurga kırığına bağlı ağrı nedeniyle yapılan bilgisayarlı tomografi (BT) incelemesi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Özellikle BT’de omurganın birden fazla seviyesinde çoklu tutulumların izlenmesi, metastatik veya hematolojik hastalıklar açısından uyarıcı bir bulgu olarak kabul edilir ve ileri tetkik gerekliliğini doğurur.

Bunun yanı sıra, bazı hastalarda omurganın arka bölümünde yer alan kemik çıkıntılarında (spinöz çıkıntılar) izole kırıklar saptanabilir. Bu tür kırıklar travmaya bağlı olabileceği gibi, altta yatan kemik yapısını zayıflatan sistemik hastalıkların ilk bulgularından biri de olabilir. Özellikle birden fazla seviyede, açıklanamayan kırıkların varlığında yalnızca lokal travma değil, tüm omurgayı ve sistemi ilgilendiren hastalıklar da ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir.

Bu nedenle açıklanamayan omurga kırıkları, yalnızca mekanik ya da travmatik bir sorun olarak değil, bütüncül ve multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. Erken dönemde yapılan doğru görüntüleme ve ileri tetkikler, altta yatan ciddi hastalıkların zamanında tanınmasına olanak sağlayabilir.

Omurga Kırığı Belirtileri Nelerdir?

Aşağıdaki belirtiler varsa sırt ağrısı basit bir kas tutulması olmayabilir:

· Ani başlayan ve şiddetli sırt ağrısı

· Ağrının hareketle belirgin şekilde artması

· Sırt bölgesine dokunmakla hassasiyet

· Boy kısalması veya kamburluk gelişimi

· Travma sonrası geçmeyen ağrı

· İstirahatle bile azalmayan sırt ağrısı

Bu belirtiler özellikle kemik erimesi, kanser öyküsü olan hastalarda küçük bir düşme sonrası bile ortaya çıkabilir.

İleri omurga kırığı durumlarında omurilikten geçen sinir yapıları üzerine baskı oluşması, bacaklarda ağrı ve kas gücü kaybına yol açabilir. Tutulumun boyun bölgesinde olması hâlinde ise boyundan aşağıya doğru yayılan felç bulguları ya da kollara vuran ağrı ve güç kaybı görülebilir.

Kas Tutulması ile Omurga Kırığı Nasıl Ayırt Edilir?

Kas tutulmasında:

· Ağrı genellikle yaygındır

· Hareket ettikçe açılabilir

· Birkaç gün içinde belirgin rahatlama olur

Omurga kırığında ise:

· Ağrı noktasaldır ve derindir

· Hareketle keskin şekilde artar

· Günler geçmesine rağmen düzelmez

· Gece ağrısı olabilir

Kesin ayrım için mutlaka radyolojik görüntüleme (röntgen, MR veya BT) gerekir.

Hangi Durumlarda Mutlaka Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda sırt ağrısı kesinlikle ihmal edilmemelidir:

· Düşme veya kaza sonrası başlayan ağrı

· 50 yaş üzeri hastalarda ani sırt ağrısı

· Kemik erimesi tanısı olan hastalar

· Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrı

· Gün geçtikçe artan sırt ağrısı

· Kanser öyküsü olup yeni başlayan sırt ağrısı

Bu hastalarda erken tanı, ileride gelişebilecek kalıcı omurga deformitelerini ve kronik ağrıları önler.

Sonuç: Her Sırt Ağrısı Masum Değildir

Her sırt ağrısını kas tutulması olarak değerlendirmek ciddi hatalara yol açabilir. Özellikle travma öyküsü, ileri yaş ve kemik erimesi varlığında ortaya çıkan sırt ağrıları omurga kırığı açısından mutlaka araştırılmalıdır.

Bunun yanı sıra sırt ağrısının nedeni yalnızca kas-iskelet sistemi ile sınırlı olmayabilir; disk hastalıkları, omurga enfeksiyonları, omurga ve akciğer tümörleri ve hatta aort kaynaklı damar hastalıkları da sırt ağrısı ile kendini gösterebilir.

Bu nedenle doğru ayırıcı tanının yapılabilmesi için hastanın ayrıntılı klinik değerlendirmesi, ve uygun görüntüleme yöntemleri ile birlikte ele alınması gerekmektedir.

“Hastalık yoktur, hasta vardır.”
Bu ilke doğrultusunda her bireyin şikâyeti, muayene bulguları ve klinik durumu birbirinden farklıdır. Aynı tanı başlığı altında değerlendirilen hastalıklar, her hastada farklı seyir ve sonuçlar gösterebilir.

Bu içerikte yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı koyma, tedavi önerme veya yönlendirme amacı taşımaz. Sağlık sorunlarıyla ilgili doğru değerlendirme; hastanın şikâyetlerinin dinlenmesi, ayrıntılı fizik muayene yapılması ve gerekli görülen görüntüleme ile tetkiklerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda mümkündür.

Bu nedenle burada sunulan bilgiler, hekim muayenesinin yerine geçmez. Her türlü sağlık sorunu için kişiye özel değerlendirme yapılması ve ilgili uzman hekime başvurulması esastır.