Derbi heyecanı bitti ama yankıları hâlâ sürüyor, değil mi? "Kim ne dedi, hakem kararları doğru muydu?" diye sabah akşam tartışıyoruz. Galatasaray cephesinde galibiyetin sevincinden çok, sahadaki yönetim tarzına dair bir sitem hakim gibi görünüyor.
Okan Buruk’un maç sonu ifadelerine bakılırsa, üç puan cebimizde olsa da tadımız biraz kaçmış durumda. Özellikle o sarı kart meselesi ve sahadaki eksik kalma süreci, önümüzdeki haftaların planını şimdiden değiştirecek gibi duruyor. Takımın Şampiyonlar Ligi yorgunluğu ve yoğun fikstürü düşünülünce, bu galibiyetin psikolojik değeri aslında tabeladaki skorun çok daha ötesinde. Peki, Buruk tam olarak nelerden şikayetçi ve takımın geleceği için ne düşünüyor? İşte dev maçın ardından sıcağı sıcağına yapılan o kritik analizler.
Süper Lig'in 25. haftasında Beşiktaş deplasmanından Osimhen'in golüyle zaferle dönen Galatasaray'da teknik direktör Okan Buruk, müsabakanın ardından hem saha içini hem de Türk futbolunun genel yönetimini mercek altına aldı. Buruk, özellikle 20. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın pozisyonundaki penaltı beklentisi ve Sane'nin gördüğü kırmızı kart üzerindeki değerlendirmelerin tartışmaya açık olduğunu vurguladı.
Maçın hakem kadrosunun her iki kulübeyle de sağlıklı bir iletişim kuramadığını ifade eden deneyimli teknik adam, Merkez Hakem Kurulu (MHK) başkanının performans artırma odaklı bir vizyonla kamuoyu önüne çıkması gerektiğini savundu. Kendi gördüğü sarı kartın ise "keyfi bir karar" olduğunu belirterek, ligdeki bir sonraki maçta kulübede olamayacak olmasının üzüntüsünü dile getirdi.
Saha içindeki taktiksel esnekliğe de dikkat çeken Buruk, 10 kişi kaldıktan sonra defansif bir refleks gösterdiklerini ancak buna rağmen ön alanda baskı yapmaktan vazgeçmediklerini belirtti. Özellikle Sane’nin eksilmesi sonrası yapılan oyuncu değişikliklerinde Lang yerine daha savunmacı bir dizilişi tercih ederek Boey ve Sallai üzerinden bir kurgu oluşturduğunu açıkladı.
Transfer dönemine dair de özeleştiri yapan Buruk, bazı hamlelerde hatalar yapıldığını ve hızlı karar verdiklerini kabul ederken, başarıyı getiren asıl gücün kendini kulübe ait hisseden oyuncu grubu olduğunu ifade etti. Takımın Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turuna kalması ve üç kulvarda da iddialı devam etmesinin en büyük mimarının oyuncuları olduğunun altını çizdi.
Maçın öne çıkan performanslarından biri olan milli kaleci Uğurcan Çakır hakkında da çarpıcı yorumlarda bulunan Buruk, oyuncunun Premier Lig seviyesinde bir yetenek olduğunu söyledi. Transfer maliyeti tartışmalarına değinen teknik adam, uluslararası piyasadaki kaleci rakamları göz önüne alındığında Uğurcan için ödenen bedelin az bile kaldığını savundu. Galatasaray’ın bu galibiyetle sadece üç puan değil, aynı zamanda Avrupa maçı öncesi büyük bir moral depoladığını söyleyen Buruk, şampiyonluk yarışının henüz çok başında olduklarını ve rehavete yer vermeyeceklerini belirterek sözlerini noktaladı.