Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Berkay Akmaz, katarakt ameliyatı sonrasında bazı hastalarda görülebilen “ikincil katarakt” hakkında önemli bilgiler paylaştı. Halk arasında sıkça kataraktın yeniden oluşması olarak bilinen bu durumun aslında farklı bir mekanizmaya dayandığını belirten Akmaz, doğru bilgilendirme ve zamanında müdahalenin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını vurguladı.
Katarakt ameliyatı, günümüzde en sık uygulanan ve başarı oranı oldukça yüksek cerrahi işlemler arasında yer alıyor. Bu ameliyat sırasında gözün doğal merceği alınarak yerine yapay bir göz içi lens yerleştiriliyor. Ancak ameliyattan aylar ya da yıllar sonra bazı hastalarda görmede yeniden bulanıklık gelişebiliyor. Doç. Dr. Berkay Akmaz, bu durumun “ikincil katarakt” olarak adlandırıldığını, ancak gerçek bir katarakt olmadığını ifade etti.
İkincil kataraktın, ameliyat sırasında yerinde bırakılan mercek kapsülünün zamanla saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Akmaz, “Bu durum, kataraktın tekrar oluşması değildir. Göz içine yerleştirilen yapay lens genellikle ömür boyu şeffaflığını korur. Ancak arka kapsül adı verilen ince zar tabaka bulanıklaşarak hastanın görmesini tekrar bozabilir” dedi.
Hastaların genellikle görmede azalma, bulanık görme, ışık saçılmaları ve gece görüşünde zorlanma gibi şikayetlerle başvurduğunu belirten Akmaz, bu belirtilerin katarakt ile benzerlik göstermesi nedeniyle hastalarda kafa karışıklığına yol açabildiğini söyledi. Bu nedenle düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
İkincil kataraktın tedavisinin cerrahi bir ameliyat gerektirmediğini ifade eden Doç. Dr. Berkay Akmaz, en etkili yöntemin YAG lazer kapsülotomi olduğunu belirtti. Bu işlemde, bulanıklaşan arka kapsül lazer yardımıyla açılarak ışığın yeniden retina üzerine düzgün şekilde ulaşması sağlanıyor. İşlemin genellikle birkaç dakika sürdüğünü ve hastanın aynı gün normal hayatına dönebildiğini söyledi.
Akmaz, “YAG lazer işlemi ağrısızdır ve genellikle damla anestezisi ile gerçekleştirilir. Hastanede yatış gerektirmez. İşlem sonrası görme çoğu hastada kısa sürede belirgin şekilde düzelir” diyerek tedavinin konforuna dikkat çekti.
Her ne kadar güvenli bir yöntem olsa da her tıbbi işlemde olduğu gibi bazı risklerin bulunabileceğini ifade eden Akmaz, işlem sonrası nadiren göz içi basıncında artış, uçuşan cisimler (floaters) ya da retina ile ilgili komplikasyonların gelişebileceğini belirtti. Bu nedenle işlemin mutlaka deneyimli bir göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
İkincil kataraktın oluşma riskinin hastadan hastaya değişebildiğini belirten Akmaz, özellikle genç yaşta katarakt ameliyatı olan bireylerde ve bazı sistemik hastalıklara sahip kişilerde bu durumun daha sık görülebileceğini ifade etti. Ayrıca kullanılan lens tipi ve cerrahi tekniklerin de bu riski etkileyebileceğini sözlerine ekledi.
Toplumda yaygın olan “katarakt tekrarlar mı?” sorusuna da açıklık getiren Doç. Dr. Berkay Akmaz, “Katarakt ameliyatı doğru şekilde yapıldığında aynı gözde yeniden katarakt oluşmaz. Ancak ikincil katarakt gelişebilir ve bu durum oldukça basit bir lazer işlemiyle tedavi edilebilir” dedi.
Hastaların ameliyat sonrası süreçte görmelerinde herhangi bir değişiklik fark ettiklerinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerektiğini belirten Akmaz, erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti. Özellikle görmede ani azalma, ışık çakmaları ya da görme alanında kararma gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Son olarak, modern göz cerrahisi teknikleri sayesinde hem katarakt ameliyatlarının hem de ikincil katarakt tedavisinin oldukça güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirildiğini ifade eden Doç. Dr. Berkay Akmaz, düzenli göz muayenelerinin görme sağlığını korumadaki en önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.