Yüksek faiz yükünden kurtulmak isteyen kamu görevlileri için banka kredilerine alternatif olarak kurgulanan bu sistem, ortak yatırım ve toplu alım gücüyle mülk sahibi olmanın kapılarını aralıyor.
Günümüz ekonomik koşullarında sabit gelirli çalışanlar için birikim yaparak temel ihtiyaçlara ulaşmak her geçen gün daha zor bir hal almaktadır. Özellikle büyükşehirlerdeki konut fiyatları ve kredi faiz oranları, memur kesiminin barınma ve ulaşım gibi en doğal haklarına erişimini kısıtlayan en temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
HEKİMSEN tarafından hayata geçirilen ortak yatırıma dayalı iktisadi sistem, kamu çalışanlarının maaşlarıyla ulaşmakta zorlandıkları ev ve araç gibi ihtiyaçları daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Toplu alımlar, hazine arazisi ihaleleri ve ortak girişim projeleriyle maliyetlerin düşürülmesi hedeflenirken, sistemden elde edilecek kazançların doğrudan üyelere paylaştırılması öngörülüyor. Banka kredilerine ve yüksek faiz baskısına bağımlı kalmadan kurgulanan bu alternatif finans modeli, yüksek kar marjlarını ortadan kaldırarak maliyetine yakın bedellerle mülk edinme imkanı tanıyor.
Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, memur maaşlarıyla mevcut piyasa şartlarında gayrimenkul sahibi olmanın imkansız hale geldiğine dikkat çekiyor. İnşaatı tamamlanmış bir konutun maliyetinin çok üzerinde fiyatlarla satıldığını belirten Kurban, kurdukları iktisadi yapının nerede kazanç sağlayan bir alan varsa orada ortak olarak bulunacağını ifade ediyor. Daha önce hayata geçirilen motorlu taşıtlar şirketi ile sağlanan filo indirimi başarısını referans gösteren yapı, bundan sonraki süreçte kongre merkezli oteller ve hazine arazisi ihaleleri gibi büyük ölçekli yatırımlara odaklanacak.
Sistemin en dikkat çekici yanı ise sadece belirli bir meslek grubuna değil, konfederasyon çatısı altındaki tüm memurlara açık olmasıdır. İlerleyen süreçte borsaya açılarak hisse senedi satışı yapmayı da planlayan organizasyon, bireylerin tek başına sahip olduğu düşük alım gücünü birleştirerek kolektif bir ekonomik güç oluşturmayı hedefliyor.
İnsanları uzun süreli borçlandırmadan çözüm üretmeyi amaçlayan bu model, aynı zamanda bilişimden hukuka kadar pek çok alanda sendikal gücün ekonomik faydaya dönüştürülmesini kapsıyor. Başvuruların alınmaya başlandığı sisteme yönelik yoğun ilgi, kamu çalışanlarının alternatif finans modellerine olan ihtiyacını bir kez daha gözler önüne seriyor.