27 Mayıs ta çocuktum...
12 Mart ı; ya Amerika nın Sesi Radyosu ya da
Türkçe yayını bulunan Rus radyosunun
yorumlarını dinleyen büyüklerimizden öğrenmeye çalışırdık...
12 Eylül ü bizzat yaşamamıza rağmen,
Kardeş kanının dökülmesini önlemek için
yapılan bu ihtilalin gerçek nedenini de
yine yabancı kaynaklardan öğrenebildik...
28 Şubat ise bir başka...
Yabancılar ne derse desin çoğu aydın;
meselenin altında rejimden çok, başka şeylerin yattığının
farkındaydı...
Siyaseti dizayn etmekten ekonomideki el değiştirmelere ve
bankaların batırılışına kadar uzanan bir yığın öykünün
yer aldığı koskoca klasör.....
Dün, 28 Şubat gözaltıları vardı...
Bağıra bağıra Geliyorum diyen bir operasyon...
Neler çıkacak ortaya kimse bilmiyor...
Ancak, basına büyük bir görev düşüyor...
Bu da; soruşturmadaki gelişmeleri
henüz suçlu olduğu kesinlik kazanmayan
insanlar ve yakınlarını rencide etmeden vermektir...
Magazinleştirme çabaları,meseleyi özünden
saptırmak olur...
Ergenekon ve Balyoz adları verilen operasyonlar
başladığında yapılan hem mesleki hem de insani
hatalardan uzak kalmak,yargının işini de kolaylaştıracaktır...
Ayrıca, TBMM de grubu bulunan siyasi partilerin
istekli bulunduğu bir süreç başlamış durumda...
Yani siyasi destek var...
Yakın dönemin karanlığına ışık tutarken,
meseleyi sulandırırsak,gerçeği görmekte zorlanmış oluruz...