YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Kenan ÖZTÜRK

Mutluluğun kapısını çal, bir kitap da sen al

İki yıl önce tanışmıştık, birbiriyle bağlantılı güzellikleri sıralayan okulumuzla.
            Sosyal sorumluluk içeren mesajları tek etkinlikte vermekte mahirler.
            Nene Hatun Anaokulu açıkçası farklı kuşakları aynı kesitte buluşturuyor, bu becerilerini gittikçe ileriye taşıyor.   
            Nefes almaya başlayıp bitene kadar geçen süreçte, ailede başlayan eğitimin birincil ayağı anaokullarımız. Bu kurumsal kimlikler çocuklarımızın ailelerinden ilk kez ayrılıp, kendilerine temel oluşturacak sosyalleşmeye adım attıran kurumlar.
            Kitap okumama hastalığı, bizim toplumun kanayan yarası. Bu tabloya neşter vurmayı hedefleyen okulumuz, evlerde bir kenara bırakılan kitapları toplayarak yola koyuldu.
            Amaç, yıllarca kimsenin el sürmeyeceği, raflarda tozlanacak kitapların sayfalarına başka ellerin dokunmasıydı.
            Sosyal etkinliğin ana temasını içeren slogan güzeldi:
            “Mutluluğun kapısını çal, bir kitap da sen al!”
            Velilerin ve çevrenin desteğiyle geçtiğimiz yılbir benzerini yaptıkları etkinliği bu yıl da gerçekleştirerek ciddi miktarda kitap topladılar.
            Dünya ve Türk klasiklerinden çocuk hikâyeleri ve romanlara kadar…
            Yıllarca raflarda duran kitap bana göre çöptür. Kitaplar çöplükten kurtarılarak başkalarının kullanımına ancak böyle taşınabilirdi.
            Toplanan kitaplar satılıp başkalarının okumasının önü açılırken, aynı zamanda kitap okuma ve sevgisi gündeme taşınacak, bu güzellik çocuklara alışkanlık olarak kazandırılacaktı.
            Okul bahçesinde panayır havasında kitapların satışa sunumurenkli görüntülere sahne oldu.
            O gün okul bahçesinin darlığıyla ilgili endişe aşılmış, bahçe rengârenk süslenmişti.
            Okulun girişinde “Lösemi tedavi edilebilir hastalıktır.” pankartı.
            Kitap standı, resim sergisi, gıda malzemelerinin satışı…
            Elde edilen gelirin çorbada tuzumuz olsun düşüncesiyle lösemili çocuklar yararına bağışlanması ise günün diğer önemli mesajlarındandı.
            Öğretmenleri ve okul personeli o gün “Acaba en güzel ve anlamlı katkıyı nasıl sağlarız?” heyecanıyla bir yerden bir yere koşturuyorlardı.
            Geleceğimizin teminatı yavrularımızın sorumluluk içeren şiirleri ise bambaşkaydı.
            Kitap sevgisi, okumayı teşvik, evlerde atıl kalan kitapların değere dönüştürülmesi.
            Bir ikincisi küçük yavrularımıza yardımlaşma ve dayanışma duygusunun verilmesi.
            Maksat hasıl olmuştur.
            Bahar şenliğine dönüşen tebessümlerin yarıştığı bir gündü.
            Günün sahibi Atakum Nene Hatun Anaokulu’na tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyor, lösemili çocuklar adına teşekkür ediyorum.

Yirmi beş yıllık “MEŞALE” Ablanın hayat kurtaran iliği Unutmamak unutulmamak… Öğretmenime uzanan “Menfur” el Bizim haftamız bitmiyor ki… Doktorun da böylesi… 35 yıl sonra gelen anlamlı buluşma Mutluluk dileklerimiz Samet’e… “Artık köyümüzün yolunu öğrendiniz” Lösemiyi yenen görme engelli kızımız Yazarın Tüm Yazıları