Benim büyük kız Zeynep Ezgi, maşallahı var, artık on iki yaşına geldi. Koca kız oldu, Allah nazardan esirgesin...

Bebekliğinden beri dillicedir bizimki... Konuşmayı daha sökmeden derdini anlatmaya çalışır, ev ahalisinin dikkatine çekebilmek için adeta yırtınırdı.

Lafını dinlettirebilmek için sandalyenin üstüne çıkıp ellerini böğrüne koyduğunu, burnunu dikerek nutuk attığını hatırlarım.

***

Sizi bilmem ama, bana göre çocuk milletinin en sevimli çağı, yarım yamalak konuştukları iki - üç yaş arasıdır. Dilleri tam dönmediği için öyle komik laflar ederler ki söylediklerine her kulak kabarttığınızda muhakkak gülümsersiniz.

Bu çağda çocukların kendilerine özgü lafları vardır. Köpeğe hav hav, arabaya düt düt, kuşlara cik cik gibi...

Bizim kızçeden de buna benzer kelimeler duyardık. Babannesine "bababi" derdi mesela. Ama bir öyle bir lafı vardı ki, ne anlama geldiğini çözmemiz aylar almıştı!

"Baba bana dacitta al..."

"Anne ben dacitta seyretçem."

"Bababi bana dacitta yap..."

***

"Dacitta da ne yav?"

Eşim Melek Hanımla birbirimize bakar, dudak bükerek çözmeye çalışırdık. Kız, bir şeye "dacitta" diyor ama neye...

"Yavrucum, dacitta ne demek?"

"Dacitta, dacittadır baba..."

***

"Suyumu dacittadan iççem..." dediğinde sevinmiştik: "Tamam bulduk! Bardağa dacitta diyor galiba!"

Yok, kazın ayağı öyle değil. Çünkü bilgisayar da dacitta, babannesinin gözlüğü de...

Köyde horoz görür, dacitta... Komşu kadının boynundaki kolye gene dacitta...

Kaşığa kaşık, çatala çatal, bıçağa bıçak... Ama çorba kepçesi "dacitta..."

Kağıt, kalem, defter tamam... Kitaba dili tam dönmüyor, "Kipak" filan diyor... Kitabın arasından çıkan ayraç, gene "dacitta!"

***

Çıldıracağız... "Hanım, bu dacitta ne oluyor? Sen anladın mı?" diye soruyorum.

"Valla ben de çıkaramadım... Oyuncak ayıcığın kuyruğu da dacitta, ayakkabı boyası da..."

Hafta sonu iki gün tıraş olmuyorum, sakalım uzuyor, o bile dacitta!

***

Nihayet günün birinde anladık ki, kızcağız ne olduğunu bilemediği şeylere "dacitta" diyor...

Çoraba çoyap, şuruba şuyup, tarağa tayak...

Gelgelelim börek, böyek değil, dacitta!

Çocuk, büyüklerin dilinde anlamını bilmediği, tarif edemediği ne varsa kolayını bulmuş, hepsine toptan "dacitta" diyor!

***

Aradan yıllar geçti, "dacitta" lafını hala şaka yollu kullanırız.

Mesela kız bana, "Baba Samsunspor'un maçı saat kaçta?" diye sorunca bilmiyorsam, "dacitta" derim.

Bazen de ben sorarım, "kızım sınavın sonuçları ne zaman açıklanacak?" diye... Bir fikri yoksa gülümseyerek "dacitta" cevabını verir...

***

Dacitta, kızımla benim aramda bir espri olarak kaldı, anlayacağınız...

Lakin bazen bu şifreli sözcüğü, günlük hayatımda da kullanasım geliyor.

Misal...

Ankara'da seçimi kim kazanır? Dacitta!

Samsun'da Mustafa Demir mi, Hayati Tekin mi? Dacitta!

Yıl sonu dolar yedi buçuk lira olur mu? Dacitta!

Tanzim satışlar devam edecek mi? Dacitta!

Süper ligte Başakşehir mi, Cim bom mu? Dacitta!

Menemen, soğanlı mı yenir, soğansız mı? Dacitta!

Beren Saat ile Kenan Doğulu boşanıyor mu? Dacitta!

Yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan? Dacitta!

Alper Tunga öldi mi? Dacitta!

Issız acun kaldı mı? Dacitta!

***

Sahi nolacak bu memleketin hali?

Vallahi dacitta!