YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Akın ÜNER

TÜRK MİLLETİ: EBRU MU, MOZAİK Mİ?

 

Bizim memlekette bir güruh var, ha gayret "Türk milleti" kavramını, bir etnik aidiyet ile sınırlamaya çalışıyor.

Böylelerine bakılırsa Türkiye'de kırk bir buçuk millet vardır, Türkler de bu milletlerden sadece birisidir!

Bunu söyleyenleri bir bölümü, hakikaten kötü niyetlidir. Ekseri "Türkiye Milleti" ya da "Türkiye Halkları" gibi zorlama ifadeler kullanırlar. "Halkların kardeşliği" gibi süslü lafların arkasına sığınır, sonra da "kardeş kavgası" çıkarmaktan geri durmazlar.

İyi niyetli olan kalabalık kitle ise büyük bir koalisyondur aslında... İçlerinde çok farklı fikirlerden insanlar bulunur. Diğer meselelerde aralarındaki bütün fikir ayrılıklarına karşın bu mevzudaki ortak düşünceleri, "Türkiye'de sadece Türkler değil, farklı milletlerden insanlar da yaşamaktadır. Bu farklı milletlerin kendi kimliklerini ortaya koymaları sağlanırsa mesele kalmaz." diye özetlenebilir.

Bu Polyanna korosu, "Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Arnavut, Arap" aynı cümlede sıralanınca, şıp diye her şeyin çözüleceğini zanneder.

Atatürk'ün "Ne mutlu Türküm diyene" sözündeki nüansa hiçbiri kulak asmaz. İçlerinden bir Allah'ın kulu çıkıp da "Yahu Paşa, neden 'ne mutlu Türk olana' dememiş de böyle söylemiş" diye akıl yürütmez.

Bu kafadakiler, Türk kelimesini sadece etnik bir çerçeveye sığdırma çabasındadır. Dillerinin altındaki bakla, Türk kelimesinin Oğuz kavimlerinden olanlarla, hatta Oğuz kökenli olup da Anadolu'ya yerleşmiş kabilelerden olanlarla sınırlı olduğu biçimindedir.

Onlara göre Tatarlar, Kıpçaklar, Kazaklar bile Türk sayılmaz. (Bunlara çok mecbur kalırlarsa Turani diyorlar.) Azeriler ve Türkmenler için dahi ısrarla Türk kelimesini kullanmaktan kaçınırlarken, Türkiye Türklerini de Yörükler, Manavlar, Terekemeler filan gibi guruplara ayırmaya bayılırlar. Yetmez, Balkanlar'dan Anadolu'ya göç etmiş Türkleri de Bulgar, Yugoslav, Yunan gibi başka milletlerin isimleriyle adlandırmaya kalkarlar.

Yani demem o ki, Türk kelimesinin anayasal ve kültürel tanımlarını tamamen göz ardı eden bu anlayıştakiler, etnik Türklük tarifini bile mümkün olduğu kadar mikro düzeye çekme eğilimindedir.  

ANAYASAL TÜRKLÜK, KÜLTÜREL TÜRKLÜK

"Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir." biçimindeki ulu önderin ulusalcı Türk anlayışı, yürürlükteki Anayasada, "Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür." cümlesiyle korunuyor.

Ancak, özellikle vurgulamak lazımdır ki, bu tanım anayasal Türklük tanımıdır. Kültürel ya da etnik Türk tanımları farklıdır.

Yine Atatürk tarafından kendi el yazısıyla yapılan bir Türklük tarifi vardır ki, kültürel Türklük mefhumunu çok özgün cümlelerle tarif ediyor: "“Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu, tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.”

Atatürk'ün yaptığı iki tarif arasında bariz bir fark olduğu doğrudur. Zira, anayasal Türklük kavramını tarif ederken seçilen cümle ile kültürel Türklük kavramı arasında kuşkusuz bir fark olmak durumundadır.

Ülkemizde "ulusalcı" biçiminde kendini ifade edenler, Atatürk'ün anayasal Türklük tarifini bayrak edinirken Türk Milliyetçiliğinin diğer kolları, Türkçüler, Turancılar ve Ülkücüler kültürel Türklük mefhumunu kabulleniyor.

Oysa ikisi farklı kavramlar olduğu için tarifleri farklıdır ve asla birbirinin rakibi de değildir.

ÜÇ DEĞİŞİK TÜRKLÜK TARİFİ

Özetlemek gerekirse;

Oğuz boyları ve diğer Turani kabilelerin soyundan olanlar, etnik Türk'tür.

Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlık haklarına sahip olan ve buna bir kıymet atfeden herkes anayasal manada Türk'tür.

Binlerce yıllık tarihin ve milyonlarca kilometre karelik coğrafyanın imbiğinden süzülerek etnik Türk soyundan gelenlerle aralarında bir kardeşlik hukuku geliştirmiş, kader birliği ve sosyokültürel akrabalık tesis etmiş, ortak tarih bilinci edinmiş herkes için "Kültürel anlamda" Türk ifadesi kullanılabilir.

Bu tarifin içinde kendini bulan Boşnak, Pomak, Arnavut, Çerkes, Gürcü, Arap, Kürt gibi komşu halkların önemli bölümü kültürel Türklük şemsiyesinde yerini almıştır. Bu cümleden olarak, tarihin akışı içinde komşuluk bağını yitirmiş olsak da Macarlar, Finler, Estonlar, bazı Ukraynalılar ve bazı Sibirya kavimleri de kültürel akrabalarımızdır.   

MOZAİK MESELESİ

2000'li yılların sonlarında TÜSİAD tarafından açıklanan Doğu Raporunda, Türk Milleti için "mozaik" benzetmesi kullandığında MHP'nin rahmetli lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, "Ne mozaiği ulan. Türkiye’de Türk yaşıyor. Burası 1071’den beri Türklerin memleketidir. Türklerden önce buralarda Frigyalılar, Hititler, Lidyalılar yaşamış. Bunların hepsi ölü milletlerdir. Hepsi yok olup gitmişler. Kimi çevreler, ’Kürt gerçeğini tanıyacağız’ diyorlar. Yediği naneye bak. Sen önce Türk gerçeğini tanı. Kürtler bizim bin yıllık kardeşimizdir.” diye gürlemişti.

Yazımızın başlığındaki "ebru" ifadesi ise üstat Osman Kara'ya ait. Çok eski bir Türk sanatı olan ebru, renklerin birbirleriyle sımsıkı kaynaşmaları, kucaklaşmaları, raks etmeleriyle oluşuyor.

Mozaik diyenlerin ekseri iyi niyetli olduklarına şüphem yok... Ama Türk, kültürel manada bakıldığında ahenkli renklerin birlikte şenlendirdikleri efsunlu, ebruli, sanatkarane bir tablodur aslında...

 

NE MUTSUZLUK, "TÜRKÜM" DİYEMEYENEBAYRAMLIK AĞZIMI AÇIYORUM...ÇİFTLİK CADDESİNDE MAHMURE - IIÇİFTLİK CADDESİNDE, MAHMURE (I)YAZAR ÇATLAK OLUNCA...KEMÂLSURİYELİLER EMPERYALİST BİR PROJE Mİ?MUHAFAZAKÂRLAR NEYİ MUHAFAZA EDİYOR?KURTULUŞ YOLU ÜZERİNE BİRKAÇ KELAM (III)KURTULUŞ YOLU ÜZERİNE BİR KAÇ KELAM (II)Yazarın Tüm Yazıları
Yazarlar
Ali Yılmaz ERGEN
ÇOK ÖNEMLİ BİR HİBE
Ali Yılmaz ERGEN
Mustafa GENÇ
OLMAK İÇİN, “BİZ OLMA” ZORUNLULUĞU!
Mustafa GENÇ
Nagehan Yeşilyurt
İŞSİZLİK
Nagehan Yeşilyurt
Ergin KAHVECİ
ÇOMAK
Ergin KAHVECİ
Şakir DEMİRCİ
KENTİMİZİN SAYIN VALİSİNE SUNULMAK ÜZERE
Şakir DEMİRCİ
Alpaslan ÇEPNİ
KIYAMET Mİ KOPAR?
Alpaslan ÇEPNİ
Psk. Beste GÜNEYSU
Yoksa Ben de Obsesif Miyim?
Psk Beste GÜNEYSU
Cesur CEYLAN
MAVİ
Cesur CEYLAN
Mustafa ÖZBALCI
ATATÜRK'Ü DOĞRU ANLAMAK VE ANLATMAK
Mustafa ÖZBALCI
Akın ÜNER
NE MUTSUZLUK, "TÜRKÜM" DİYEMEYENE
Akın ÜNER
Ayhan HAMLI
HER BAYRAMIN DEĞİŞMEZ ZİYARETÇİLERİ ŞEHİT ANNELERİDİR...
Ayhan HAMLI
Kenan ÖZTÜRK
Düşündüm Bu Bayramda
Kenan ÖZTÜRK
Serkan Eskalen
Sosyal Medyada Müşterilerinizi Mutlu Etmenin 5 Yolu
Serkan Eskalen
Prof. Dr. Osman DEMİR
KURBAN BEREKETİ
Prof Dr Osman DEMİR
Prof. Dr. Yusuf DEMİR
Kurban Olayım…
Prof Dr Yusuf DEMİR
Av. Dr. Cengizhan HATİPOĞLU
KURBAN
Av Dr Cengizhan HATİPOĞLU
Hikmet KURADA
ATATÜRK VE DİN KONUSUNDAKİ GERÇEKLER
Hikmet KURADA
Psk. Beste Güneysu
Çocuklar için Oyunun Önemi
Psk Beste Güneysu
Nurullah Kızıldağ
KEYİF VEREN SAMSUNSPOR
Nurullah Kızıldağ
Ersin ERGE
DOLMA KALEM DERKEN
Ersin ERGE
Salim YILDIZ
Yılan hikayesi
Salim YILDIZ
Birol BİRCAN
5 Günün Getirdiği…
Birol BİRCAN
Doç. Dr. Yetkin BULUT
İNSAN İRADESİ
Doç Dr Yetkin BULUT
Metin ATLI
GÖZLER İRFAN BUZ’DA
Metin ATLI
İbrahim Sezen
SAMSUN, SENİ SANA ANLATAMAM Kİ !..
İbrahim Sezen
Selçuk KAYA
VEDA
Selçuk KAYA
Ömer PAMUK
TATİL VE KİTAP
Ömer PAMUK
İlker Mutlu
Veda Ederken
İlker Mutlu
Naci ALTUNCU
KAYIP GENÇLER
Naci ALTUNCU
Kıymet Ocak
PRATİK BİLGİLER
Kıymet Ocak
Tuğçe Gevşek
ORTAYA KARIŞIK
Tuğçe Gevşek
Kurtcan KURT
19 MAYIS'I ANLAMAK
Kurtcan KURT
Yılmaz Özbakır
İNFAK ve TOPLUMSAL FAYDA
Yılmaz Özbakır
Ender GÜR
ELDE VAR HÜZÜN
Ender GÜR
Kadir GÜRKAN
Nereden Baktığımız Önemli
Kadir GÜRKAN
Gül TURAN
ÇİN SEYAHATNAMESİ II
Gül TURAN
Hasan Cem KESKİN
BİZDE ÇOCUKTUK
Hasan Cem KESKİN
Kenan KAYIKÇI
BÜYÜK KAPTANLAR
Kenan KAYIKÇI
Fulya ZORLU
3-6 Yaş Arası İtiraz Problemi
Fulya ZORLU
Murat Sandıkçı
İNSAN YENİLİNCE TÜKENMEZ, PES EDİNCE TÜKENİR...
Murat Sandıkçı
Turgay SAAT
MADALYALAR SAMSUN'A
Turgay SAAT