n

n

n

n

n 24 Nisan, olmayan “ 1915 Ermeni Soykırımı yalanının” yıldönümüdür.

n

n Bugünün Diyanet İşleri Başkanlığı ile ne ilgisi vardır? Şeklinde bir soru sorabiliriz.

n

n Ermeni sorununun temelinde ve yaygınlaştırılmasında din faktörü vardır. Aynı şekilde yine bu işin reddinde de din faktörü önemlidir.

n

n Suçlayan Hıristiyanlar ve haçlı zihniyeti, suçlananlar ise Müslümanlardır.

n

n Müslümanlar, tarih boyunca soykırımı yapmışlar mıdır ?Daha doğrusu milletimiz yapmış mıdır?

n

n Bunun İslam’da yeri var mıdır?

n

n Bu soruların cevabı, bir anda milyonlara ulaşma imkanına sahip Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İslam adına verilmesi gerekir.

n

n Çünkü bu sorun, din adına ortaya atılmıştı.

n

n Bilindiği gibi Kurtuluş Savaşı sonrasında Lübnan bir Ermeni üssü haline gelmişti. 1964 yılının Aralık ayında Makarios’un (Kıbrıs Eski Cumhurbaşkanı, papaz) direktifiyle Kıbrıs Dışişleri Bakanı Kipriyanus, BM. Güvenlik Konseyi’nde , “Ermeni Srunu”’nu yeniden ortaya attı. Kipriyanus, 1915 yılı Tehcir Kanunu’ndan söz ederek ,”Türklerin Ermenileri öldürdüğünü, bu nedenle Ermenilerin bunun 50.yıl dönümünü anmaya hazırlandıklarını” söyledi.

n

n Nitekim de öyle oldu.

n

n 24 Nisan 1965 yılında Beyrut’ta yüz bin kişilik Kamile Şamun Stadında toplanan Ermeniler aleyhte konuşmalar yaparak Türkiye’yi suçlamışlardır. Ondan sonra da ABD ve Avrupa devletlerinin önemli kentlerinde yürüyüşler yaparak konuyu güncelleştirerek günümüze kadar taşıyarak bir çok yerlere “Ermeni Soykırımı Anıtları” dikmişlerdir.

n

n “Ermeni Soykırımı yalanının arkasında Dünya Kiliseler Birliği vardır.

n

n Burada Müslümanlar suçlanıyorlar. Burada İslamiyet suçlanıyor.

n

n Bu dava milli olduğu kadar, aynı zamanda da dinidir.

n

n Diyanet, her yıl bu konuda bir açılım geliştirmeli ve halkımızla paylaşmalıdır. Bu konuda en az bir Cuma hutbesi ve vaazı paylaşılabilir diye düşünüyoruz. Bu konu, milli ve dini davamızdır.

n

n Neden mi?

n

n Yarın paylaşmak umuduyla selam ve sevgiler…

n

n

n

n

n

n

n