Aday olabilmek için aday adayı olmak yeterli değil.
Önce görücüye çıkacaksın.
Beğenilirsen.
Beğendirebilirsen ne ala.
Aksi halde aday olamazsın.
Diyeceksiniz ki; olur mu böyle saçmalık?
Bana göre olmaz.
Bu uygulamayı uygun gören AK Parti Genel Merkezi’ne göre olur.
AK Parti İl Başkanlığı seçimi 1 Şubat’ta yapılacak.
Aday 15 Ocak’ta kesinlik kazanacak.
Bu nedenle Teşkilat Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Alev Dedegil ve İl Koordinatörü Rize Milletvekili Hasan Karal, AK Parti Samsun İl Binası’nda görüşmeler yaptı.
İlk görüşme partililerle yapıldı.
Ardından adaylarla görüşme yapılacak.
Sonrasında genel merkezde değerlendirme yapılarak Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun oluruyla aday açıklanacak.
Amaç tek adayla seçim gerçekleştirmek.
Sonra da ortaya çıkıp ‘demokratik seçim yaptık’ denilecek.
Böyle bir demokrasi var mı?
Var, diyenlerin demokrasisi demek mümkün.
Gerçekle uzaktan-yakından bağ kurmak mümkün olamaz.
Aslında 18 adayın görücüye çıkması, bence incitici.
Tepki konulması gereken bir davranış.
Daha doğrusu uygulama.
Ben bugüne dek hiçbir siyasi partiye üye olmadım.
Siyasi bir çalışmanın içinde bulunmadım.
Eğer bulunmuş olsaydım böyle bir uygulama karşısında tepkimi ortaya koyar o partiden kopardım.
Demokrasinin olmadığı yerde olamayacağımı açıkça ortaya koyardım.
Hele hele görücüye çıkmak gibi bir yanlışlığın içinde hiç olamazdım.
Bir siyasi parti düşünün.
Hem de yıllardır iktidardaki bir partiyi düşünün.
18 aday adayı olacak.
Onların sandıkta yarışmalarına izin vermeyeceksiniz.
Belirledikleri adaya oy vermekle yetinmeyi emredeceksiniz.
Olmaz böyle şey.
Olursa güven yitirmesine neden olur.
Kimse de yakıştıramaz.
Eleştirilir.
Sadece biz gazeteciler değil, herkeste soru işaretlerine neden olunur.
Zira bu uygulamanın hiçbir doğru yanı yok.
Bu AK Parti gibi güçlü bir partide endişenin varlığını gözler önüne serer.
Bilmem anlatabildim mi?