n

n
n Önce Reyhanlı suikastında hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar ve tüm Reyhanlıların şahsında aziz milletimize sabırlar temenni ediyoruz.
n
n Ondan sonra da yazımızın başlığına dönmek istiyoruz.
n
n Bilindiği gibi memleketimizde siyasette ve medyada paralel yürüyen bir alkol lobisi oluşmuştur.
n
n Medyada oluşmasını normal karşıladığımız bu lobinin siyasetçiler arasında yer bulmasını anlamakta sıkıntı çekiyoruz.
n
n Dünyanın her yerinde oluşan menfaat gruplarının medya uzantıları bulunur. Sonuçta, alkol üretici firmaların pazar kayıpları vardır. Söz konusu kayıplarını telafi edici çalışmalar yapacaklar ve bu noktada kendilerine hizmet edecek medya bulabileceklerdir.
n
n Paradan başka bir şey düşünmeyen alkol üreticileri ile aynı paralelde bazı medya gruplarının birlikte hareket etmeleri doğaldır.
n
n Nice insanların hayatları üzerinde parasal gelecek arayan alkol üreticileri ile bazı medya gruplarının ittifakı normaldir.
n
n Peki, normal olmayan nedir?
n
n Normal olmayan şey, bu koroya bazı siyasilerin iştirak etmesidir.
n
n Bilimsel açıdan yüzde yüz zararlı olan ve dünyada yüz milyonları kurban eden, trafiği savaş alanına çeviren, nice aile ocaklarını söndüren, nice gencin hayalleri ve umutlarıyla gömülmesine neden olan alkole bazı kısıtlamaların getirilmesine karşı çıkan siyasetçi acaba neyi ve kimi savunmaktadır?
n
n Bırakın dünya insanlığını, bizim insanımızın mahvına göz yumması kimin içindir?
n
n Alkol tüketimine getirilecek bazı kısıtlamalara laiklik adına karşı çıkmanın derin anlamı nedir?
n
n Bir dönem rejimin güvencesi, tüketilen alkolle doğru orantılı görülmüştü.
n
n Şimdi de alkol tüketim oranı, laikliğin güvencesi mi yapılmak istenmektedir?
n
n Alkolü savunmak, toplumu yönetmeye talip siyasetçilere yakışmaz.
n
n Merhum hocam, “memlekette bir kasap lazım fakat, sen olma; memlekette bir cellat lazım fakat, sen olma “ demiştir.
n
n Selam ve sevgi ile…
n
n
n