Özellikle Cenevre'de yapılan görüşmelerde sağlanan ilerleme ve İran kanadından gelen nükleer silaha dair yumuşatıcı mesajlar, yatırımcının risk algısını düşürerek sarı metalden çıkışları hızlandırdı. Bu diplomatik bahar havasıyla birlikte ons altın 5.000 dolarlık psikolojik barajın altına sarkarken, gram altın da iç piyasada 6.910 TL seviyelerine kadar çekildi.

Ancak piyasada oluşan bu fiyat gerilemesi, her noktada aynı şekilde hissedilmiyor. Ekranlarda görülen spot fiyatlar ile Kapalıçarşı’daki fiziki altın fiyatları arasındaki uçurum, yatırımcıyı şaşırtmaya devam ediyor.

Bugün itibarıyla banka ekranlarında 6.910 TL olarak izlediğimiz gram altın, kuyumcu tezgahlarında 7.370 TL’den alıcı buluyor. Çeyrek altında ise makas daha da açılarak 12.035 TL seviyelerine kadar ulaştı. Aradaki bu yaklaşık 460 TL’lik dev farkın ana sebebi olarak artan işçilik maliyetleri ve fiziki altına olan yerel talebin canlılığı gösteriliyor. Yani kağıt üzerinde altın düşse de, eline fiziki olarak almak isteyenler için maliyetler hala oldukça yüksek seyrediyor.

Altındaki bu sert düşüşü tamamen serbest bırakmayan tek güç ise okyanusun ötesinden, ABD Merkez Bankası’ndan (FED) geliyor. ABD’de enflasyonun beklenenden daha hızlı gerilemesi, FED yetkililerinin faiz indirimi konusundaki iştahını kabartmış durumda.

Son Dakika Altın Fiyatları 16 Şubat: Gram Altın 7 Bin TL Sınırında! Uzmanlar 10 Bin TL İçin Tarih Verdi
Son Dakika Altın Fiyatları 16 Şubat: Gram Altın 7 Bin TL Sınırında! Uzmanlar 10 Bin TL İçin Tarih Verdi
İçeriği Görüntüle

Chicago FED Başkanı Goolsbee’nin yeni faiz indirimlerine yeşil ışık yakması, altındaki değer kaybını bir noktada frenleyen en büyük emniyet kemeri oldu. Çünkü faizlerin düşmesi demek, doların getirisinin azalması ve faiz kazancı olmayan altının yeniden parlaması anlamına geliyor. Özetle altın şu an jeopolitik barış haberleri ile FED’in faiz kozu arasında sıkışmış, yönünü tayin etmeye çalışan teknik bir denge arayışında bulunuyor.