n Gerçek manada
n n baba olmak,
n n babacan davranmak
n n ya da babalık yapmak
n n herkesin harcı değildir...
n n Çünkü, işin ucunda
n n sevmek vardır...
n n Fedakarlık vardır...
n n Adil olmak vardır...
n n Mafya babası ya da iskele
n n babasından
n n söz etmiyorum elbette...
n n Onlar kolay...
n n Neyse, Anıl Ege nin
n n Baba yarısı amca öyküsüyle
n n başbaşa bırakayım sizleri...
n n
n n * * *
n n
n n İki piri fani, huzurevinin bahçesindeki
n n bankta, eskileri yad ederek,
n n dertleşiyordu.
n n En yaşlısı ancak sıhhatli olanı
n n Ahmet Beydi. 84 yaşındaydı
n n ve hiçbir sağlık şikayeti yoktu.
n n Emekli memurdu ve eşini kaybettikten sonra
n n çocuklarının itirazına rağmen
n n kendi isteğiyle huzurevine gelmişti.
n n Celal Bey, 80 yaşındaydı. Diyabet hastasıydı. Yüksek tansiyondan da
n n şikayeti vardı. Eskiden çok zengin biri iken
n n dolandırıldıktan sonra iflas etmişti. Hanımı o üzüntülü
n n günlerde ölmüştü. Çocukları; akılsızca hareket edip, şirketi iflasa sürükleyen
n n babaları için reddi miras kararı aldırıp, onunla tüm ilişkilerini kesmişlerdi. Çok zor günler geçirirken; eski bir dostunun yardımıyla huzurevine
n n yerleşmişti.
n n Ahmet Bey, arkadaşı ile
n n sohbet ederken,
n n gözü giriş kapısındaydı. Çocukları
n n onu ziyarete gelecekti. O gün babalar
n n günüydü.
n n Ahmet Bey, çocuklarının geleceğinden
n n hiç söz etmedi. Celal Beyi üzmek istemiyordu. Çünkü onun
n n ara sıra huzurevine gelen
n n okul öğrencileri ve bazı sivil toplum kuruluşu
n n üyelerinden başka ziyaretçisi yoktu.
n n Celal Bey, bahçede öbek öbek olmuş
n n ziyaretçileri gösterdi. Ne güzel şey hatırlanmak
n n dedi. Ahmet Beyin, bu konuda çok şanslı olduğunu belirterek,
n n onun çocuklarıyla iftihar etmesi gerektiğini söyledi. Ahmet Bey, Öyle zaten diyerek, başıyla onu onayladı.
n n Ahmet Bey, çocuklarının geç gelmesi için dua ediyordu. O sevgi halesini gören arkadaşının içinin burkulmasını istemiyordu. Celal Bey, sanki arkadaşının içinden geçenleri okumuş
n n gibi, Ben artık kalkayım dediği sırada,
n n 5 yaşlarındaki bir kız çocuğunun Dedeciğim diyerek kendilerine doğru koştuğunu gördü. Çocuk, Ahmet Beye sarılarak elindeki çiçeği verdi. Babalar günün kutlu olsun dedeciğim dedi. Torununu kucağına alan
n n Ahmet Bey, onun saçlarını okşayıp hasretle öptü. O sırada, iki oğlu ile eşleri de
n n yanlarına gelmişti. Ahmet Bey, elini öpen çocuklarını
n n Celal Beyle tanıştırdı. Amcanız dedi. Hepsi Celal Beyin babalar gününü kutladı.
n n Küçük kız, o sırada dedesinin bankın üzerine bıraktığı buketten 3 çiçek çıkarıp, Celal Beye uzattı. Amcalar baba yarısıdır. Sizin de babalar gününüzü kutluyorum dedi. Celal Bey, çok zengin olduğu yıllarda bile kendisini böyle mutlu edecek bir an yaşamadığını hissetti.
n n El bebek gül bebek büyüttüğü ve lüks içinde yaşattığı
n n çocuklarından hiç böyle güzel bir söz duymamıştı.
n n Ahmet Bey ve çocuklarına teşekkür ederek, odasına doğru yürüdü. Yatağına uzandı. Yorgundu. Akşam ezanı okunduğunda kalktı. Namaz kılmak için mescide inerken,
n n Ahmet Beyle karşılaştı. Sana gıpta ettim ilk defa. Çocuklarıma her şeyi verdim bunu başaramadım deyince; Ahmet Bey, Her şey değil bir şey eksik
n n diyerek omzuna vurdu. Celal Bey, şaşkındı. Nasıl olur, çocuklarım beni çok severdi ama... dedi. Ahmet Bey, gülümsedi. Para bitince sevgi de bitti
n n Mescidin kapısına gelmişlerdi. Celal Bey, arkadaşına sarıldı. Şaşırma sırası Ahmet Beye gelmişti. Arkadaşının durup dururken kendisini kucaklamasına bir anlam verememişti. Hayırdır dedi. Celal Bey, ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Torununun verdiği çiçek, çocuklarının gösterdiği saygı karşısında,
n n gerçek bir babayı ben de kutlamak istedim dedi.
n n Ahmet Beyin çocukları, o günden sonra her ziyarette Celal Beyi de hatırladı. Çocuklar, artık ona Celal amca diye hitap ediyorlardı.
n n Ahmet Bey, 88 yaşına geldiğinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etti. Celal Bey de en yakın arkadaşını kaybetmenin acısıyla hastalandı. Ahmet Beyin
n n çocukları, hastanede Celal amcalarını hiç yalnız bırakmadı. Uzun süren tedaviden sonra sağlığına kavuşan Celal Bey, hastaneden
n n çıkıp, huzurevine dönerken Ahmet Beyin torunu ve çocukları
n n onu odasında bekliyordu. Odada kocaman bir gül sepeti vardı. Üzerindeki büyük notta, Babalar günün kutlu olsun amca yazıyordu.
n n Celal Bey, elini öpen Ahmet Beyin çocuklarına
n n Yavrularım diye sarıldı. Madem bugün babalar günü,
n n Ahmet Beyi ziyarete gidiyoruz
n n dedi. Oysa çocuklar, mezarlık ziyaretinden sonra
n n Celal amcalarını ziyaret etmişti. Bunu söylemediler ve onu
n n kırmayıp, yeniden mezarlığa gittiler. Çocuklar dualarını okuyup,
n n kabirden ayrılırken, Celal Bey geride kaldı. Ahmet Beyin genç kız olan
n n küçük sevimli torunu Sevil, Celal amcasının hemen arkasındaydı.
n n Celal Beyin, kısık bir sesle Ahmet abi, hayatımın
n n en güzel duygularını bir büyük babalık yaparak
n n yaşattın. Günün kutlu olsun babacığım
n n dediğini duydu.
n n Sevil, baba sözcüğünün
n n farklı bir anlamıyla
n n karşılaşmıştı...
n n Baba, sadece çocuk sahibi
n n olan erkek değildi.
n n
n n
n n * * *
n n Babalar Günü nü en içten duygularımla kutluyor,
n n sağlık ve huzur dolu günler diliyorum...
n n
n n
n n
n n
n n
n n
n