n
n n Teröre son verebilmek için barış gerekli.
n n Bu barışı kim sağlayacak?
n n AK Parti ve BDP.
n n Sağlayabilir mi?
n n Bence asla.
n n Zira BDP’nin niyeti barış değil de ondan.
n n Sözde ‘Barış Yürüyüşü’ düzenlediler.
n n Nerede?
n n Yandaşlarının hiç denilebilecek kadar az bulunduğu Karadeniz’de.
n n Barışı anlatacaklardı.
n n Yahu Karadeniz’de sizi kim dinler?
n n Gidin yandaş bulduğunuz bölgede anlatın.
n n Onları ikna edin, edebilirseniz.
n n Bırakın Karadenizlilere barışı AK Parti anlatsın.
n n AK Parti’nin Karadeniz’de seveni de çok, dinleyeni de.
n n Karadenizliyi bu sözde barışa ancak AK Parti inandırabilir.
n n O da bir nebze.
n n Zira iş çoktan çığrından çıktı.
n n Terör örgütüne destek verenler, o kutsal kabul ettiğimiz TBMM’ye kadar girdiyse işimiz o kadar kolay değil.
n n Barışı inanılması mümkün olmayanlarla sağlamak mümkün değildir.
n n Barış, ancak Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Arnavudu, Boşnağı ve daha nicelerimizin ‘Türküm’ demesiyle sağlayabiliriz.
n n Her birimiz farklı olabiliriz ama Türklükte bütünleşebilmek zorundayız.
n n Bu zor da değil.
n n Bunu önlemeye çalışanlar bir grup hain.
n n Türkiye Cumhuriyeti’ni hazmedemeyenler.
n n O yüce insan Atatürk’ü kabullenemeyenler.
n n Onların yaratmaya çalıştığı bölücülüğe fırsat vermediğimiz sürece barış içinde yaşarız.
n n Hainler hiçbir zaman barıştan yana olmaz.
n n Sadece görüntü verir, bildiğini okur.
n n O nedenle PKK ile sağlanmak istenen barış bana pek inandırıcı gelmiyor.
n n AK Parti iktidarı barıştan yana.
n n İyi niyetinden de şüphe duymuyoruz.
n n Ancak, iyi niyetle kat edilmek istenen yola takoz koyan çok olur.
n n Bu takoz öncelikle barıştan yana olduğunu söyleyen ve 60 bin cana kıyanlar tarafından konur.
n n BDP’liler barıştan yana ise akan kanın durmasına katkı sağlasın.
n n Gerisi ne Şam’ın şekeri, ne de onların yüzü.
n n Ne dersiniz?
n n
n