Kullandığı elektriğin ödemesini aksatmayan tüketici, bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da kayıp-kaçak bedelini karşılamaya devam edecek.
Yani yargının çeşitli kararlarına karşın, faturasını düzenleyen ödeyen dürüst tüketici, kaçak elektrik kullananların bedelini yine cebinden ödeyecek.
Ayrıca tüketici haksız ödediği kaçağın bedelini alabilmek için yargıya da başvuramayacak.
Hükümet, yargıdan tüketiciler lehine çıkan elektrikteki kayıp-kaçak bedellerinin geri ödenmemesi amacıyla yasa tasarısı hazırladı.
TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarının yasalaşması ile tüketici, bundan böyle başkalarının kaçak kullandığı elektriğin bedelinin iadesi için dava açamayacak.
Üstelik bu, yasadan önce açılan davaları da kapsayacak.
Oysa Tüketici Mahkemeleri ile yerel mahkemeler, kayıp- kaçak bedelinin faturasını düzenli ödeyen tüketicinden alınmamasına ilişkin kararlar almış, Yargıtay da bu kararları onaylamıştı.
Yargıtay’ın onayının ardından yüzlerce tüketici haksızca ödedikleri bedellerin geri ödenmesi için dava açmıştı.
İşte Meclis’e sunulan yasa tasarısında bu davaların önü kapatılıyor.
Tasarı ile elektrikte kayıp-kaçak bedellerine ilişkin yargıdan tüketiciler lehine çıkan kararlara karşı önlem alınıyor
Meclis’e sunulan yasa tasarısında öne çıkan unsurlar şöyle.
Elektrikteki kayıp-kaçak bedeli yine tüketicilere yansıtılacak.
Yani, başkasının kaçak kullandığı elektriğin bedelini, yine dürüst tüketici karşılayacak.
Tüketici bu bedeli geri alabilmek için dava açamayacak, hakem heyetlerine başvuramayacak.
Elektrik ve hizmet bedeline ilişkin açılacak davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi sınırlandırılacak.
Hakem heyetleri ile mahkemeler başvurularda sadece elektrik veya hizmet bedelinin, Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunu denetleyebilecek.
Bu uygulama tasarıdan önce hakem heyetlerine yapılan başvurular, başlatılan icra takipleri ve davaları da kapsayacak.
Tasarının hazırlanış gerekçesinde öyle ifadeler var ki adeta insanın kanını donduruyor.
Gerekçede, kayıp-kaçak maliyetinin dağıtım şirketlerine yüklenmesi halinde şirketlerin iflas edeceği savunuluyor.
Demek isteniyor ki, dürüst tüketici kayıp-kaçak bedelini ödemezse, özelleştirme sonucu satılan elektrik dağıtım şirketlerini alan şirketler bu yükün altında kalkamaz, iflas eder.
Peki o zaman, yıllardır özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kaçak kullanılan elektriğin bedelini ödeyen dürüst tüketicinin günahı ne?
Yine tasarı gerekçesinde 2006-2014 arasında tüketicilerden sadece kayıp-kaçak bedeli olarak 33 milyar lira tahsil edildiği, faiz, vekalet ücretleri de eklendiğinde bu paranın birkaç katına çıkmasının kaçınılmaz olduğu, iletişim, perakende satış ve sayaç okuma bedelleri de eklendiğinde; ortaya çıkan toplam meblağın iadesinin fiilen olanaksız olduğu ileri sürülüyor.
Şimdiye kadar dağıtım şirketleri ya da tedarikçileri tarafından yapılan iadeler ve giderler de dağıtım tarifeleri yoluyla karşılanacak.
Kısaca, hükümet ’’Bu kadar parayı dağıtım şirketleri ödeyemez, ödemesi halinde iflas eder, onun için ödediğiniz parayı almaktan vazgeçin, bundan sonra da kayıp-kaçak bedelini ödemeye devam edin’’diyor.
Elektrik gibi son derece önemli işletmeleri, yatırımları neden sattınız?
O devasa kuruluşlar ucuza satılmasa, devletin elinde kalsaydı, dürüst tüketici bu kadar haksızlığa uğrar, mağdur olur muydu?
Kayıp-kaçak denetimi daha etkin olmaz mıydı?