İnsanlar yaşlandıkça kire pasa bulaşıyor...
Oysa, akıl-deneyim doğruluk için yeterli iken,
kirliliğe bulaşmanın mantığını sorgulamak istiyor insan...
Çocuklar ise aksine doğruyu söylüyordu, çağlar boyunca...
Çocuktan al haberi atasözü yalansızlığın
bir tanımlaması değil miydi?..
Samsunda iki kız öğrencinin yaptıkları takıları evlerinin önünde satarak, elde ettikleri geliri Afrikada aç çocuklara göndermelerinin, içimizde açtığı sorgu odalarında, verilebilecek yanıtları arıyorum...
Rana Eda Yamaç ile Şuheda Nur Gürbüz adlı iki kız çocuğu, çoktan içsel muhakemeyi kurmuştu...
Bir şeyler yapmalıydılar...
Elişi dersinde, takı yapmayı öğrenmişlerdi...
Şimdi modaydı da...
Yaptıklarını kolayca satıp parasını Afrikadaki çocuklara
gönderebilirlerdi...
Amaç, okyanusta bir damla olmaktı...
Harçlıklarla alınan malzemeler gizlice eve sokuldu. Oyun oynuyoruz diye kapandıkları odada küçük parmaklar harıl harıl çalışıyordu...
Kapı komşu olan iki küçük kızın sıklıkla biraraya gelmeleri, ailelerin de dikkatini çekmemişti...
Nihayet sıra takıların pazarlanmasına gelmişti...
Evlerinin yakınındaki bir resmi dairede takıları satarken; pazarlamacılara alışık memurlardan biri huylanmıştı...
Giysileri pırıl pırıl bu çocuklar niye böyle bir şeye kalkışmışlardı ki?..
Sorgu çoktan başlamıştı: Kimin kızlarısınız?, Nerede oturuyorsunuz?...
Memur, çocuklardan birinin babasını tanımıştı... İkisi de bu sorular karşısında suçlu gibi susmuş, mahcup olmuşlardı. Ama takıları satma nedenlerini asla söylememişlerdi...
Çünkü, Yapılan iyilik söylenmez sözünü kaç defa duymuşlardı kim bilir?..
Rana Eda Yamaç, o akşam eve geldiğinde,
babasının yüzündeki ifadeden garip bir şeyler olduğunu sezmişti...
Çok geçmeden babası, Paraya mı ihtiyacın vardı kızım? diye tatlı-sert bir çıkış yaptı...
Rana boynunu bükmüştü... Resmi dairedeki adam babasına söylemişti...
Saniyelerin içinde kaç kere, Suç mu işledim acaba? diye kendine sorduğunu hatırlamaya çalışırken; birden başını kaldırdı:
Benim paraya ihtiyacım yok ama Afrikadaki aç çocukların var baba.
Bu sözleri duyan baba, gururla kucakladı, kokladı kızını...
Rica etsek, bizlerin yerine öper misiniz çocuklarınızı?..