n Hani deriz ya; damlaya damlaya göl olur.

n

n Birike birike de biriktirdiğine göre iyi veya kötü olur.

n

n İyileri biriktirirsen el üstündesin.

n

n Kötüleri biriktirirsen bir gün patlak verir ve seni de götürür.

n

n Onun için daima temkinli olmak gerek.

n

n Toplumun öfkeli olmasına zemin hazırlamayacaksın.

n

n Hele hele halkı hiç aldatmayacaksın.

n

n Aldatırsan faturası ağır olur.

n

n Çünkü halk aldatılınca, kendini enayi yerine konmuş görür.

n

n Böylesi durumlarda öfkesini açığa vurur ve hesap sorar.

n

n Hesap sorar duruma getirdiğin halk tehlikeli olur.

n

n Affetmez.

n

n Acımasız olur.

n

n Yerden yere vurur.

n

n Çünkü acı çekmiştir bir kere.

n

n Acı çektireni asla unutmaz.

n

n AK Parti bir umut olarak iktidar oldu.

n

n Akıl almaz vaatlerde bulundu.

n

n İlk döneminde gerçekleştiremedi.

n

n Enkaz devraldıkları gerekçesiyle süre istedi.

n

n O süre fazlasıyla verildi.

n

n Değişen bir şey yok.

n

n Her geçen gün kötüye gitmesine rağmen pembe tablolarla avutma yolu tercih edildi.

n

n Toplum rahat aldatılabilen görüldü.

n

n Silahlı Kuvvetler tabiri caizse darmadağın edildi.

n

n Genelkurmay Başkanı dahi tutuklandı.

n

n Sayısız subay, astsubay, gazeteci, bilim adamı, aydın Silivrili oldu.

n

n Silahlı Kuvvetler’den istifa edenlerin sayısı hayli kabarık hale getirildi.

n

n Kısacası Silahlı Kuvvetler, yönetecek komutandan yoksun hale getirildi.

n

n Polisin de adı bazı şeylere karıştırıldı.

n

n İnsanlar bizden ve bizden olmayanlar diye ikiye ayrıldı.

n

n Kimsenin gözünün yaşına bakılmadı.

n

n Tepkili toplum öfkeli hale getirildi.

n

n Bu toplumun patlaması için bir kıvılcım yetti.

n

n Gezi Parkı’ndaki bu kıvılcım, kısa sürede tüm Türkiye’ye yayıldı.

n

n Tehlikeli hal aldı.

n

n Buna rağmen ‘Biz haklıyız’ teraneleri yangını körüklüyor.

n

n Haklı-haksızın aranacağı gün değil.

n

n Olayların önlenmesi, toplumun barış içinde yaşaması için çalışılmalı.

n

n Aksi taktirde rahatsız hale getirilen Türkiye daha da rahatsız olur.

n

n İktidar halka rağmen hiçbir şeyin olamayacağını bilmek zorunda.

n

n Daha doğrusu kendine çekidüzen vermek mecburiyetinde.

n

n Aksi halde aldatılan toplumun hesabı ağır olur.

n
n

n Bizden sadece hatırlatması.

n
n