Bir beyaz kağıda herşeyi
yazmak mümkün...
İster sevgini, istersen
nefretini yazarsın...
Yani aklına ne geliyorsa,
dökersin kağıda...
Sana özeldir bunlar...
Ancak, bu duygular ikinci bir kişiyle paylaşılıyorsa
özel olmaktan çıkar...
Okuyucu mektuplarının
çoğu da bu kapsamdadır...
Yazılsın denildiğine
göre, özel kavramı
ortadan kalkar...
Ancak bazen özel olmaktan çıkan
duygu ve düşünceler,
başkasının özel alanına girebilir...
Yazılanlar doğru dahi olsa,
başkasının özeline müdahale,
hem kanuni hem de ahlaki
bakımdan yanlıştır...
Geçenlerde gelen bir okur
mektubuna cevap vermemiştim...
Mektup, bir kişinin cinsel tercihiyle
ilgiliydi...
Sözü edilen kişinin tercihi,
ne beni ne de başkasını ilgilendirirdi...
O okurum adresini verseydi,
cevabımı bu köşeden değil,
mektupla gönderirdim...
Sahte isim kullandığına inandığım
bu mektubun sahibinin,
bir hesabı vardı sanırım...
Benim üzerimden,
cinsel sapkınlıkla suçladığı
kişiden intikam alacaktı...
Adresi şaşırmış belli ki.....
Ben kişinin yaptığı işe bakarım...
Kamuyu ilgilendiren bir yanlışı
ya da doğrusu varsa yazarım...
Adam iğneymiş iplikmiş bana ne,
kime ne?..
İddia edilen kişi,
düşmanım dahi olsa,dinlemem bile...
Zevk yaptırmam!..
Mektubunda, Yazmaktan korkuyor musun?
diye bana gaz vermeye
çalışan bu okuruma
son olarak şunu hatırlatmak istiyorum:
Allah tan başkasından
korkmam...
Eğer öyle olsaydı,bu şehrin her sokağında,
her saatinde rahatlıkla gezemezdim...

Beni bilen bilir...