Hangi milletin gençleri, böylesine bir coşkuyla
askere uğurlanır?..
Hangi milletin evlatları,
şehit ve gazi olmayı böylesine hevesle isteyebilir?..
Ve hangi millet;şehidini nurlanmış, gazisini onurlanmışinsan diye tanımlar?..
Neredeyse her ailede ya bir şehit ya da bir gazi...
Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekatı ile bölücü terörle mücadele...
Dünyada savaş nedir,bilmeyenler var...
Ülkelerinde rahat ve huzurlu bu insanlar...
Türkiye ise kah içerideki
kah dışarıdaki düşmanla hala savaşıyor...
Yetmiyor, mazlum milletlerin de imdadına koşuyor...
Somali, Bosna-Hersek ve Afganistan...
Ancak, Korede ne işimiz vardı,
bilemiyorum...
Bu millet, işte böyle bir millet...
Sorgu sual yoktur vatan görevinde...
Devlet, -az veya çok- şehit ailesi ve
gazinin hakkını vermeye çalışıyor...
Soyulup hortumlanan canım
devletime Allah zeval vermesin!..
Bu devlet, madalya da veriyor,
maaş da...
Bir anlamda helalleşmeye çalışıyor...
O verilen madalyaların her birini üst üste koysak,
herhalde dünyanın en büyük heykeli ortaya çıkar...
Devletin dışında, bizler ne yapabildik
şehit aileleri ve gazilerimize?...
Acılarını dindirebilmek için
sevgimizi verebildik mi?..
Yeterince saygılı olabildik mi?..
Bugün; bu büyük milletin yetiştirdiği
asrın askeri dehası Mustafa Kemal Atatürke
mareşal rütbesi ve gazi unvanının verildiği
günün yıldönümüdür...
Bugün; Gaziler Günüdür...
Dilerim, bu yürekli insanlar için söylenen güzel sözler,
Atatürk Anıtının önünde kalmasın...
Daim olsun!..