Bu Akşam Menü Hazır - Bir Kez Deneyen Ertesi Hafta Yine Yapıyor
Akşam olunca en çok duyulan cümlelerden biri belli; "Bugün ne pişirsem?" İşten ya da günlük koşuşturmanın ardından uzun uzun menü düşünmek istemeyenler için hem pratik hem de doyurucu bir sofra hazırlamak mümkün. Çorbasından tatlısına kadar birbirini tamamlayan bu menü, kalabalık aile sofralarında da tek başına yemek hazırlayanların mutfağında da rahatlıkla yer buluyor.
Sofraya Sıcacık Bir Başlangıç
Menünün ilk sırasında domates çorbası var. Tereyağının kokusu ve pürüzsüz kıvamıyla hemen herkesin sevdiği klasik tariflerden biri. Özellikle yazın olgun domatesleriyle hazırlandığında lezzeti bambaşka oluyor.
Ana Yemekte Hafif Ama Doyurucu Bir Tercih
Terbiyeli kabak dolması, kıymalı ve pirinçli iç harcıyla tencerede usul usul pişiyor. Yanına hazırlanan kıymalı makarna ise sofrayı tamamlayan güçlü bir eşlikçi oluyor. Bu ikili uzun zamandır ev mutfaklarının sevilen seçenekleri arasında yer alıyor. Özellikle çocukların makarnaya kolay kolay hayır demediğini bilenler bu uyumu sık sık tercih ediyor.
Yan Lezzetler Sofraya Ferahlık Katıyor
Közlenmiş patlıcanın tahin ve yoğurtla buluştuğu mütebbel, ana yemeğin yanında hafif bir mola gibi geliyor. Yanına eklenen İstanbul salatası ise pembe domates, sumaklı mor soğan ve taze yeşilliklerle yaz sofralarına renk katıyor. Az malzemeyle hazırlanmasına rağmen tadı uzun süre akılda kalıyor.
Tatlı Sevenlere Yaz Dokunuşu
Yemeğin finalinde şeftalili tart kek var. Yumuşacık dokusu ve meyvenin doğal aroması sayesinde ağır tatlılardan hoşlanmayanların da favorisi olabilecek bir tarif. Yanına demlenmiş bir çay eklendiğinde akşamın en keyifli kısmı başlıyor.
Bazen gösterişli tariflere gerek kalmıyor. Bir çorba, özenle hazırlanmış bir ana yemek, birkaç yardımcı lezzet ve hafif bir tatlıyla kurulan sofralar, en güzel akşamları hatırlatan küçük detaylardan biri oluyor.





