n
n n İşkence elbette bir insanlık suçudur. İşkencenin İ harfi bile savunulamaz. İşkence sadece kaba kuvvetten ibaret değildir. İşkence her şekilde olabilir. İşkence yapmak insan onuru ile oynamaktır. Her türlü işkenceye hayır diyorum. Her insanın da her türlü işkenceye hayır demesi gerekir. İnsana zulmetmek, fena muamele yapmak, haksızlık yapmak hiçbir şekilde kimsenin hakkı değildir. Ne insanların ne de devlet adına devlet görevlilerinin kimseye işkence yapma hakkı yoktur. Bunu kısaca belirmek istiyorum.
n n
n n Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kanaltürk Ankara Temsilcisi Faruk Mercan ın sunduğu Ankara nın Nabzı programında Kürt sorunuyla ilgili bir soruyu yanıtlarken bakın nasıl bir tartışma başlatıyor:
n n
n n Ben bir BDP li kadın milletvekiline çok kızıyordum, çok beddua ediyordum. Halen milletvekili bu insan ama onunla ilgili bir hatırayı dinledim, şimdi artık kızmıyorum. Çünkü 17 yaşındaki bir genç kızken Diyarbakır Cezaevi nde o kadar ahlaksızca işkenceye maruz kalmış ki o kadar kendisini zorlamışlar ki ben de aklıma gelse dağa çıkardım. O milletvekilinin dağa çıkıp çıkmadığını bilmiyorum ama Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ın çözümü dağda görmesini kabul edemiyorum. Her önüne gelen dağa çıkmaya kalkarsa, bu işin sonu nereye varır? Dağa çıkmakla işkencenin biteceğini düşünmek ve düşündürmek yanlıştır. Bunu söyleyen sıradan bir insan değil, bu ülkede başbakan yardımcısı koltuğunda oturan bir insanın bu açıklamayı yapmasına şaşırmamak elde değil. Böyle bir yaklaşım işkence gördüğünü düşünen herkes, dağa çıksın demek değil midir? Dağa çıkmak yerine bir insan kendisine işkence yapanları yasal yollardan cezalandırmaya çalışsa ,hakkını arasa daha iyi olmaz mı? Dağ hiç kimse için insanca bir yaşam alanı değildir. Dağa çıkanların durumunu hepimiz kamuoyundan takip ediyoruz, orada olup bitenlerin işkence olmadığı savunulabilir mi? 17 yaşındaki bir insan daha çocuk denilebilecek bir yaştadır onun yanı anne ve babasının yanı değil midir? 17 yaşındaki bir insan sadece kızdığı için mi, yoksa başkaları tarafından kandırıldığı veya zorlandığı için mi dağa çıkar bunu herkes bir düşünsün? Doğrusu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ın dağa çıkanlara haklılık payı kazandıracak bu açıklaması, bir dil sürçmesi olabilir mi diye de düşünmüyor değilim. Ama öyle anlıyorum ki birilerine haklılık payı verilerek bazı konularda yeşil ışık yakılıyor. Bunu tehlikeli ve yanlış buluyorum.
n n
n n Benim kardeşim de 17 yaşında askeri okula girdi. Daha reşit bile olmadan Kazai Rüşt kararı ile Teknisyen Astsubay olarak TSK da yemin ederek göreve başladı. Birçok insanın zor kış şartları nedeniyle gitmek istemediği ve gitmediği Kars ta şark görevine başladı. 29 yaşına geldiğinde ise 18 Nisan 1992 günü silahsız ve sivil kıyafetli olmasına rağmen ,Ağrı Dağı eteklerinde bulunan Pamuk Geçidi nde dağa çıkan kalabalık silahlı terörist bir grup pusu kurup kardeşimi sadece TSK mensubu olduğu için oracıkta 3 astsubay arkadaşı ile birlikte şehit etti. Şimdi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç a sormak istiyorum: Sizin kardeşiniz de dağa çıkanlar tarafından hunharca şehit edilmiş olsaydı,böyle bir açıklamaya nasıl tepki verirdiniz? Biz şimdi dağa çıkanlar yüzünden o tarifsiz acıyı yaşıyoruz, bunun ne demek olduğunu anlayabileceğinize inanmıyorum. Biz şehit yakınları bu açıklamayı içimize sindiremiyoruz. Unutmayınız ki ,dağa çıkanlar melek değildir! Çözümde hiçbir şekilde dağda değildir.
n n
n n
n