n
n n Bir düşünün hele...
n n Ne zaman gerçekten demokrasiyi içimize sindirmiş olabiliriz?
n n Gündeme uygun en güzel cevap...
n n Seçimler kendi halinde yapıldığında olur sanırım.
n n ***
n n Bırakın genel ya da yerel seçimleri...
n n Oda, kooperatif hatta dernek seçimlerinde bile...
n n Şehirlerde gerilimler yaşanıyor...
n n Oda üyeleri taraf olmaya...
n n Savcılar ve mahkemeler müdahale etmeye...
n n Kurallar, uygulamalar tartışılmaya...
n n İnsanlar birbirine selam vermez hale geliyor, getiriliyor!
n n ***
n n Tüm bunların altında ise...
n n Koltuklara, makamlara ve sıfatlara çok fazla anlam yüklenmesi yatıyor...
n n Biz de hala insanlara...
n n İnsan oldukları için...
n n Kişiliklerine göre...
n n Topluma verdikleri dikkate alınarak...
n n Karşılık verilmiyor!
n n Ye kürküm ye hesabı...
n n Sıfatı olan adam yerine konulup...
n n Kendi olanlar es geçiliyor...
n n Eh böyle olunca da...
n n Koltuklar ayrı bir anlam kazanıyor!
n n ***
n n Yani...
n n Demokratik anlayıştan önce...
n n Toplum olarak bakışımızda sıkıntılar var...
n n Kanunlardaki boşluklar...
n n Protokol tutkumuz...
n n Sıfata ve güce verdiğimiz önem...
n n Sıradan koltuklar için yapılan seçimleri bile tantanalı hale getiriyor!
n n ***
n n Yeniden başa dönecek olursak...
n n Demokrasiyi yaşıyor olmak için...
n n Seçimlerin sıradan bir hale gelmesi şart!
n n Seçimlerin, seçilenlerin sıradanlaşması için de...
n n Toplumun bakış açısını değiştirmesi...
n n Koltukların işlevinin, kavanoz- bal- parmak üçleminden çıkarılması...
n n Makamlara ve koltuklara değil...
n n İnsana değer ve saygının hakim olması gerekiyor!
n n Yoksa...
n n Koltuklar, savaş...
n n Makamlar saygı nedeni olur ki...
n n Ayakta kalanın Allah yardımcısı olsun!
n n
n n --------
n n
n n Büyümek
n n
n n Anadolu da bir işadamı büyümek için can atıyormuş. Sektörünün lideri ise tekel oluşturmak için çırpınıyormuş.
n n Ve sektör liderinden teklif gelmiş:
n n - Anadolu daki fabrikaları satın alman için sana yardımcı olayım. Bankalarla aram iyi, kredi musluklarını açtırayım. Sen o fabrikaları da satın al. Piyasada bir ben olayım, bir de sen!
n n Olur demiş Anadolulu işadamı.
n n Krediler akmış, diğer şehirlerdeki fabrikaları almış.
n n ***
n n Bir süre sonra, sektörün lideri işadamı yeni teklif getirmiş:
n n - Fiyatları düşürelim, piyasa şişti.
n n Anadolulu işadamı itiraz etmiş:
n n - Zaten minimum karla çalışıyoruz. Fiyatları düşürürsek, zararına çalışmış olurum. Kaldıramam!
n n Uzlaşamamışlar...
n n Sektörün lideri işadamı düşürmüş fiyatları...
n n Anadolu daki işadamının elinde mallar kalmış. Para dönüşü durmuş. Ham madde alamaz hale gelmiş. Bankalara olan kredilerini ödeyemez olmuş. Yeni aldığı fabrikalardan başlayarak, üretimi tek tek durdurmak zorunda kalmış.
n n ***
n n Sektör lideri yeni bir teklif getirmiş:
n n - Tüm fabrikaları bana sat!
n n Mecburen satmış. Sektör lideri tekeli oluşturmuş. Anadolulu işadamı büyüme aşkıyla, elindeki tek fabrikayı da kaptırmış!
n n ***
n n Yani...
n n El desteği ile bir işe soyunan, yarın çırılçıplak kalmayı da göze almalı...
n n Büyüme aşkını yaşarken, yok olma ihtimalini de unutmamak gerekir!
n n
n n
n n ---------------
n n KİM KİMDİR?
n n
n n - Amerika da hep birlikte gezmeye gittikleri teknoloji AVM de bir bilgisayar beğenip, pazarlık eden, istediği fiyata indirim yaptıramadığı için almayan ve tüm heyeti gülmekten neredeyse öldüren oda başkanı?
n n
n n - Hizmet ettiği kendi şehrinin kuruluşları sağa sola ödül dağıtırken, bin kilometre ötedeki eğitim kurumunca en başarılı olarak ödüllendirilen siyasetçi?
n n
n n - Eğitim Gönüllüsü nü unutmayıp, hep birlikte ziyarete giden heyet?
n n
n n -------------------
n n ATATÜRK DİYOR Kİ:
n n
n n Beni görmek demek ille yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu yeter.
n n
n n MEVLANA DAN SEÇMELER
n n
n n Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
n n
n n
n n GÜNÜN SÖZÜ
n n
n n - Her güçsüzün güçlü, her güçlünün de bir güçsüz yanı vardır. (Follet)
n n
n n ------------
n n
n n GÜLMECE
n n
n n Gariban Mehmet
n n
n n Tezkere zamanı yaklaşmıştır. Aynı tertip askerlerden bazıları oturup bir karar alır. Bir daha saf asker Mehmet e ayak işleri yaptırmayacaklardır. Kararı Mehmet e açıklarlar.
n n Bu habere çok sevinen Mehmet yine de doğrulatmak için tek tek sorar:
n n - Sen Ali, ayakkabılarını bana boyattırmayacaksın değil mi?
n n - Evet.
n n - Sen Osman, benim sigaralarımdan otlanmayacaksın değil mi?
n n - Otlanmayacağım.
n n - Sen Hasan, çoraplarını bana yıkattırmayacaksın değil mi?
n n - Yıkattırmayacağım.
n n Herkesten gerekli yanıtı alan Mehmet:
n n - İyi, ben de bundan sonra karavanaların içine tükürmeyeceğim.
n n
n n
n