Yunanistan’da radikal sol koalisyonun, SYRİZA’nın başarısı, emeğin, emekçinin, ezilenlerin AB’ye ve onun dayatması olan vahşi kapitalizme karşı kazandığı başarıdır.
SYRİZA’nın başarısı, ekonomik krizden ötürü kemerinde sıkacak delik kalmayan, geliri, ekmeği her geçen gün küçülen, gittikçe yoksullaşan insanların emek karşıtı politikalara ‘’dur’’ demesidir.
Kim ne derse desin, hangi gerekçeyi ileri sürerse sürsün, tıpkı komşu Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerinde kanıtlandığı gibi, çoğunluğu oluşturan dar gelirli emekçi kitle; iyi organize olur, kendi yararına olacak ekonomik program geniş kapsamlı anlatılırsa, yüzü sola dönük, emeğe yakın siyasi partiler Türkiye’de de iktidar olabilir.
AB ülkelerinde derin bir şok yaratan SYRİZA’nın başarısı, Türkiye’de de heyecan yarattı, sol kesimin, emekçilerin haklı olarak umudunu tazeledi, cesaretlendirdi.
SYRİZA’nın kazandığı başarıyı, Türkiye’de CHP, emekçiden beslenen diğer sol partiler veya sol koalisyon neden başarmasın?
Pekala da başarabilir.
Nüfusun üçte ikisini oluşturan, aldığı düşük maaşla adeta mucize yaratan işçi, memur, emekli, çiftçi, Yunanistan’da olduğu gibi, ülkemizde de oylarıyla CHP yi veya sol koalisyonu iktidara taşıyabilir.
Maaşına yüzde 3 zam yapılan 2 milyon 100 bin memur ile 1 milyon 900 bin memur emeklisi, aylığında yüzde 2.31 artış olan 9 milyona yakın işçi ve Bağ-Kur emeklisinin hangisi durumundan hoşnut?
Hiçbiri.
Tıpkı Yunanlı emekçiler gibi, AKP’nin dayattığı sadaka zamlar karşısında kemerlerinde sıkacak delik kalmadı, sıkmaktan patlayacak duruma geldi.
Yüzde 85’i açlık sınırının altında yaşamaya çalışıyor, yani açlıkla boğuşuyor.
Sol partiler, özellikle de CHP, SYRİZA’nın zaferinden, onu iktidara taşıyan, başarısına omuz veren Yunanlı emekçilerin duruşundan, kendilerine dayatılmak istenen emek karşıtı politikaya isyan etmesinden gerekli dersi çıkarabilecek mi?
‘’SYRİZA’nın başarısı, bizi mutlu etti. Son derece memnunuz’’ söylemleri ile yetinmeyip, bu başarıyı irdeleyerek, Türkiye’de tüm emekçilerin, emeklilerin oylarını alabilmenin planını, programını yapmaya başladılar mı?
Genel seçime dört ay gibi kısa bir süre kaldı, CHP ve diğerleri şimdiden kolları sıvamalı, SYRİZA’nın başarısını esas alarak emekçilerle iletişimini sıklaştırmalı.
AKP’nin 13 yıldır sürdürdüğü ekonomik politikalardan ezilen emekçi, yoksul kesim, CHP’den parti içi muhalefet, sen ben kavgası değil, iktidar olmayı bekliyor.
Aslında CHP nin, sol partilerin iktidar olabilmelerine olanak sağlayacak potansiyel de koşullar da fazlasıyla mevcut.
Ama esas mesele, bu potansiyeli akıllıca kullanabilmek, seçmenin güvenini kazanabilmek sandığa yansıtabilmektir.
Halka, emekçiye dönük politikalarla bu başarının sağlanması hiç de zor değil.
2002’den bu yana hükümet olan AKP’de artık bir mental yorgunluk olduğu açıkça görülüyor.
Nitekim, oylarındaki sürekli düşüş bu yorgunluğun bir göstergesi.
Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması ile birlikte AKP’nin oy oranının yüzde 40’ın altına düştüğünü anketler ortaya koyuyor.
Buna paralel CHP, MHP ve diğer partilerin oylarında göreceli bir yükseliş var.
Esasında iktidarda bir kan değişikliğine ihtiyaç var.
Ancak bunun kararını tabii ki seçmen verecek.
Eğer seçmen 7 Haziran da yapılacak seçimde AKP’ye yeniden vize verirse, muhalefet partilerinde baştan aşağıya bir sorgulama olacağı kuşkusuz.
Tabii bunlar benim görüşüm, seçmen ne der bilemem?