Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, işitsel, görsel ve sosyal yeteneklerini belirli ölçülerde kaybeden; toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlükleri nedeniyle
korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilere engelli deniliyor...
Engelli olmanın utançsayıldığı bu ülkede,
evlere mahkum edilen milyonlarca
insan, artık toplum içinde...
Hal böyle olunca,engellilerin yaşamsal ihtiyaçlarının
ortaya çıkması da kaçınılmaz oluyor...
Geçenlerde engelliler için memur sınavı vardı...
Samsun da pek çok okulda bedensel engelliler için
rampa olmadığından tekerlekli sandalyeli
insanlar, polisler ve diğer görevlilerin yardımına gerek duydu...
Bu şehirde, birçok binanın mimarisinde,
engellilere engel yok mu?..
Sinyalizasyon sistemlerinin kaçı, görme özürlüler için
uyarı veriyor?...
Engellilerin toplu ulaşım araçlarına
inip binmelerini kolaylaştırıcı
bir uygulama var mı?..
Kaldırımların göstermelik
engelli rampalarını hiç mi görmediniz?..
Alışverişin yoğun olduğu bölgelerde
neden engelliler için tuvaletler yapılmaz?..
Haksızlık yapmak istemiyorum
ama düne bakıldığında gelinen nokta, küçümsenecek gibi değil...
Ancak yeterli de değil!..
Engelli vatandaşlar,
bu toplumun önemli bir parçası...
Hiç kimsenin yarın engelli olmayacağının
bir garantisi yok!..
Öyleyse zihinsel engelliyi deli;görme özürlüyü kör,
işitme engelliyi sağır ve bacağı sakat olanı topal
olarak tanımlayan kafa yapısına bir çeki-düzen vermek gerekir...
Bugün bana, yarın sana...
Nüfusunun yüzde 12 si engelli olan
bir ülkede,bu insanları yok saymak mümkün mü?..
Cek-cakı bırakalım artık!..
Bir okulun merdivenlerine engelli rampası
yapmak kaç liraya malolur?..
Veya belirli merkezlere seyyar engelli tuvaletleri
konulması, belediyeler için çok büyük bir külfet midir?..