Çarşamba daki sivil toplum kuruluşları biraraya gelip bir basın açıklaması yaparak eski başkan Kazım Yılmaz a destek bildirisi yayımlamışlar. Ne yalan söyleyeyim bir Çarşambalı olarak hoşuma gitmedi değil. Çarşambalıların hemşehrilerine sahip çıkması gururumu okşadı. Çarşambalı kendi insanına sahip çıkar, dedim kendi kendime.
Açıklamaları ve bildirileri dikkatle okudum. Bazı basın yayın organlarındaki karalama kampanyalarını kınadıkları ifadesi var. Ben de zaman zaman Sayın Kazım Yılmaz la ilgili tartışmalar hakkında çeşitli yorumlarda bulunuyorum.Hatta gerek bu köşede gerekse Haberaks Tv de her pazartesi SPOR 55 programında Samsunspor la ilgili değerlendirmeler yapıyorum. Bu değerlendirmeleri yaparken ister istemez konu eski başkan Kazım Yılmaz a da geliyor.Gelmemesi mümkün de değil.
Çünkü, Samsunspor un mali durumu ortada. Bu mali durumun önemli etkenlerinden biri de kuşkusuz temlikler. Şu an her ay 117.000 Avro, temlik nedeniyle sayın Yılmaz a gidiyor.Niye gidiyor diyen de yok. Ama kendisinin bu şehrin valisinin huzurunda verdiği söz de var. Bir kez daha hatırlayalım. Bu takım Süper Lig e çıkana kadar temlikleri erteleme sözü.Söylediğimiz, yazdığımız budur.Ve bu şehrin en önemli markası dediğimiz Samsunspor her gün erirken; bu erteleme bu kulübe nefes aldıracaktır.
Bunları söylemek eleştiri bile değil.Sadece durum tespiti ve çağrı.Sayın Yılmaz anlaşılan bu tür çağrılara bile alınganlık gösteriyor.Çarşambalı hemşehrilerim de aslında bu çağrıları doğru değerlendirmeli, diye düşünüyorum.
Sayın Yılmaz ın kişiliğine, ticari hayatına ya da özel yaşamına kimse bir şey diyemez. Bu tür bir saldırı varsa -ki ben bu gazetede ve gazetemizin köşe yazılarında hiç rastlamadım ve imkan da vermem-ilk karşı çıkan biz oluruz.Çıkar bunu da açık açık söyleriz.Kendimize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmayız.Ama Samsunspor la ilgili sözlerimizi de eleştiri sınırları içinde söylemeyi de bir borç biliriz.