n

n
n Çiftçi tarlasının içinde yılana rastlar...
n
n Tam öldürecekken...
n
n Yılan dile gelir:
n
n -Beni öldürme sana haftada bir altın vereyim.
n
n Şaşıran çiftçi, kısa süre sonra kendini gelir ve teklifi kabul eder.
n
n Her hafta tarladaki yılan deliğinin başına gelir, seslenir...
n
n Yılan, ağzında taşıdığı altını bırakır ve gözden kaybolur.
n
n ***
n
n Gel zaman git zaman çiftçi hastalanır...
n
n Darlığa düşer.
n
n Çiftçi altını almaya oğlunu gönderir...
n
n Oğlan deliğin başına geldiğinde, hepsini birden almak varken, altınları neden tek tek aldığını sorgular...
n
n Karar verir...
n
n Yılan çıkınca elindeki küreği vurur, yılanın kuyruğu kopar...
n
n Yılan ısırır oğlan ölür!
n
n ***
n
n İyileşen ve oğlunun ölümüne alışan çiftçi, yeniden deliğin başına gider...
n
n Yılan çıkar...
n
n Yılana altın karşılığında yeniden dost olmayı önerir...
n
n Yılan daha bilgedir:
n
n Sende evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı oldukça...
n
n Yeniden dost olmamız imkânsız!
n
n ***
n
n Yani...
n
n Ülkenin bir coğrafyasında it iziyle at izi birbirine girmişken...
n
n Ülkeyi yönetenlerin bu izi ayrıştırmak için bir çabası yokken...
n
n O bölgeden...
n
n Elleri kınalanarak, vatana ve millete kurban olsun diye gönderilen evlatlar...
n
n Bayrağa sarılmış olarak geri dönerken...
n
n Barış lafları etmek...
n
n Hayalden öteye gitmeyecektir.
n
n Türkiye ve onun üzerinde yaşayan Türkler, artık bir karar vermek zorundadır...
n
n Ya uyuyacaklar ve vatan dedikleri bir bölgede başka bayrak dalgalanacak...
n
n Ya da birer birer değil...
n
n Biner biner ölmeyi göze alıp...
n
n Vatan dedikleri topraklarda...
n
n Hainlere ve onların uzantılarına yaşam hakkı tanımayacaklar!
n
n Yani...
n
n Bunun bunların arası ya da barışı yok artık!
n
n Çünkü...
n
n Bizde evlat acısı...
n
n Onlarda da kuyruk acısı var!
n