Son günlerde Samsundaki kamu hastanelerinde garip şeyler oluyor...
Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesinde açılan soruşturma sırasında AK Parti Milletvekili Fatih Öztürkün başhekim hakkındaki övgü dolu sözlerinin haklı da olsa zamanlamasının yanlışlığını belirtmiştim...
Soruşturmayı isteyen başhekimin haklı çıkması halinde bile bu sözlerinin, kamuoyunda sanki onun siyaseten korunmuş olabileceği izlenimini verebileceğini yazmıştım...
Yine aynı görüşteyim...
Aynı gün bir e-posta aldım...
Mektubu gönderenin adresi bellidir...
O mektupta aynen şöyle denilmektedir:
Bir gün önceki haberiniz ve köşe yazınız ile bir kurumu ve kişiyi hedef almış görünüyorsunuz. Bunu yaparken kimlerin tetikçiliğini yapıyorsunuz? Sağlıkta menfaati çökertilen bir şebekenin mi (AKP-kamu görevlisi- basın üçgenli) yoksa firmalardan menfaat temin ettiği anlaşılan ve bundan dolayı yetkisi elinden alınan Şnin mi? Bunların haklılığına, şayet öyle ise kamu hukuku ve teftiş yoluyla aramak yerine daha önce çok işler çevirdikleri İ.D. aracılığı ve basına düzmece evraklarla ispatlamaya çalışanlara siz değerli hakim ve savcılar mı (N. Uzun, O. Kara) karar veriyorsunuz?
Tetikçilerin kimler olduğunu gördük.
Ben o yazımda hiçbir kişi ve kurumu hedef almamıştım...
Böyle bir şey varsa, tekzip dahil, her türlü yargı yolu açıktır...
Hakim ve savcılar diye eleştirilen ben ve Osman Karanın da bu konuda ön yargılı bir yaklaşımı olmamıştır...
Ama, birilerinin olayı saçmalayarak yanlış yönlendirmeye kalkıştığı anlaşılmaktadır...
Çünkü, çok işler çevirdiği iddia edilen gazeteci İ.D., başhekime övgüler yağdıran Milletvekili Fatih Öztürkün basın-yayın konularında yardımcısıdır...
Nasıl oluyor bu?..
Vekil başka konuşuyor, yardımcısı başka iş peşinde mi?..
Tam bir komedi...
Sözü edilen AKP-kamu görevlisi-basın üçgeninde kimler var ?..
Kamu görevlisi Ş..., basın görevlisi de İ.D...
Peki, bu üçgendeki AK Partili kim?..
Şebeke iddiası korkunçtur...
AK Partililer bu iddiaya yanıt vermek istiyorlarsa, kendilerine söz konusu e-postayı ulaştırabilirim...
Hangi bilgisayardan postanın yollandığını bulmak mümkündür...
Bir başka garip hikaye de Mehmet Aydın Devlet Hastanesinde...
Başhekim Ferhat Günaydın, bıçak parası alınması ve özel hastanelere yapıldığı iddia edilen
yönlendirmeler nedeniyle bir ortopedi uzmanı hakkında soruşturma açtırmıştır...
Günaydın, soruşturma görevini verdiği başhekim yardımcısına da Meslektaşın da olsa, haktan ve hakkaniyetten yana ol dediğini beyan etmiştir...
Bunun anlamı, Bu doktorun ipini çek midir?...
Başhekim yardımcısının
kucağına adeta pimi çekilmiş bomba bırakılmıştır...
Bu arada, bir milletvekili de çıkar, Bu doktor iyidir derse ne olacak?..
Başhekim yardımcısı, bir ucunda siyasetçi, diğer ucunda başhekim olan kıskacın arasında kalacaktır...
Aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakaldır...
Offff offfff...
Fil züccaciye dükkanından bir şey kırmadan çıkabilir mi?..