n Genelkurmay Başkanlığı nın Diyarbakır’da askeri garnizondaki Türk Bayrağı nın indirilmesi ile ilgili 09 Haziran 2014 günü, saat 15:10 ‘da resmi internet sitesinden yaptığı o basın açıklamasını noktasına ,virgülüne dokunmadan okuyalım.
n
n
n
n “07 Haziran 2014 tarihinde Diyarbakır Lice ilçesinde hayatını kaybeden bir kişinin, 08 Haziran 2014 tarihinde Diyarbakır da yapılan cenazesinin defnedilmesi maksadıyla toplanan bazı gruplar tarafından, Bağlar ilçe merkezinde kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmıştır.
n
n
n
n Gösterici gruplar söz konusu cenazenin defnedildiği mezarlığın yakınında bulunan 2 nci Hava Kuvvet Komutanlığına ait Kuzey Nizamiyesi bölgesinde bulunan bir nöbet kulübesine taşlı saldırıda bulunmuşlardır.
n
n
n
n Bir kısmı çocuk olan göstericilerin arasında bulunan yüzü kapalı bir şahıs, nizamiye dış kapısından içeri atlayıp iki fens teli arasında bulunan araç kontrol bölgesine girerek, bayrak direğine tırmanmıştır. Bölgeye sevk edilen tim tarafından şahsı ikaza yönelik havaya iki el uyarı ateşi yapılmış ve sesle ikazda bulunulmasına rağmen söz konusu şahıs bayrağımızı gönderden almıştır.
n
n
n
n Çocuklar ve kadınlar kullanılarak provakatif maksatlı yapıldığı, sivil ölümlerin amaçlandığı ve böylelikle kitlesel eylemlere zemin hazırlanması istendiği değerlendirilen ve tahammül sınırlarını zorlayan bu tür eylemlere karşı serin kanlı davranılmaya gayret sarf edilmektedir.
n
n
n
n Yüce Türk Ulusunun sembolü, her zerresi şehit kanıyla bezenmiş bağımsızlığımızın işareti Türk Bayrağına, hiç bir değerden nasibini almamış bir şahıs tarafından saldırıda bulunulmasını nefretle kınıyor, bu saldırıyı yapan kişinin bulunup gerekli cezanın verilmesinin takipçisi olunacağının ve hiçbir kişi veya grubun Şanlı Türk Bayrağını dalgalandığı gönderinden indiremeyeceğinin bilinmesi kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
n
n
n
n Şimdi önümüzde Genelkurmay Başkanlığı nın bayrak indirme olayına ilişkin sert bir açıklaması var. Açık söylemek gerekirse bu açıklama ne bir vatandaş ne de bir şehit yakını olarak beni tatmin etmedi. Garnizonda gönderinde dalgalanan şanlı bayrağımız, bölücü bir saldırgan tarafından askerlerin gözleri önünde indirilmiştir... Garnizondaki Türk Bayrağı nı indirenin çocuk olması tahammül edebileceğimiz bir durum değildir. Çocuk diye nitelendirilen şahıs tel engelleri korkusuzca aşıp ‘Askeri Garnizona ‘girerek bayrak direğine tırmanıp gönderinden bayrağı indirebiliyorsa, o kesinlikle çocuk değildir. Bu konuda kimse kendisini kandırmasın. Madem ki saldırgan çocuk, dalgalandığı gönderinden şanlı bayrağımızı indireni yakalamak daha kolay olmaz mıydı? Maalesef bu yapılmamıştır. Bu hain olayı içimize sindirmemiz mümkün değildir. Bu tablo çözüm süreci adı altında bölücülere bol keseden verilen çılgın tavizlerin tehlikeli bir sonucudur. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında garnizondaki Türk Bayrağı nın indirilmesi olayına ilişkin yaptığı açıklamanın bir bölümünde ise faturanın askere kesilmesi dikkat çekici: “ Garnizona girecek bayrağı indirecek kimse müdahale etmeyecek. Neymiş efendim çözüm sürecini sekteye uğratmayacakmış. O bayrağı indireni alacaksın indireceksin gereğini yapacaksın! Yapmıyorsan sorumlusun” Herkes sorumluyu işaret ediyor ,ama kimse sorumlu benim demiyor! Umarım faturayı bir astsubaya ya da bir uzman çavuşa çıkarmazlar…
n
n
n