Yaşı, mesleği ne olursa olsun amaçsız yaşamın anlamı yok.
Nefes aldıkça biri bitmeden diğerinin başladığı hedeflere yönelmek…
Alın teriyle kazanılan başarılara, imrenerek ve gıptayla bakıyoruz.
Mükemmel hayat hikâyelerine, tarifi imkânsızfedakârlık öykülerine…
Mücadelesi ve girişimci yapısıyla genç yaştaki işadamı…
Kendini mesleğine adamış topluma nasıl katkı yapabilirim diyen öğretmen.
Diplomasının dışında farklı alanda da kendini geliştiren işadamı veya kadını…
Hayal edemediğimiz yaşam standardından bugünlere gelen siyasetçi veya bürokrat.
Bilimsel gelişmelerden bilgisiz kalmak istemeyen tıp adamı.
Uluslararası arenada ülkesini temsil eden başarılı sporcularımız.
İlk kadın başbakan, bakan, belediye başkanı, valiler…
Başarılara rağmen kendini geliştirmeye adamış insanlar.
Takdir edilesi makamlara gelirken harcanan alın terine saygı duymamak mümkün mü?

Üniversitelerin kep töreninde başarılarla sevinen anneler babalar…
Ne güzeldir o başarıyı çevresiyle paylaşan çocuklarımız.
O çocuklarımızdan Gizem, Trabzonlu öğretmen anne ve babanın iki çocuğundan birisi. Alçakgönüllü, yardımsever, bir o kadar idealist düşünceleriyle dikkat çeken kızımız.
Geçtiğimiz dönem Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü diploma töreninde birincilik kürsüsüne çıkışı sürpriz değildi.
Benzer tablolara bağınız olmasa da duygulanmamak elde değil.
Eğitim sürecindeki derecesine rağmen örnek bir kişilik, arkadaşları arasında iyi bir dost.
Çevre mühendisliği diplomasını yeterli görmeyen, İnşaat Mühendisliği bölümünü başarısından dolayı hak eden Gizem, eğitimine çift ana dalda devam ediyor.
Emeğinin karşılığını Mühendislik Fakültesinin Çevre Mühendisliği Bölümünün kayıtlarına 2014 yılında tescil ettirmiş kızımız, zamanın insan ömründeki değerinden dolayı kısa zamanda yol almak istiyor.
Aynı anda yan dal okumak son derece özveri, hepsinden öte kararlılık ve azim istiyor.
Ve “ben başarabilirim” sözüne sadık kalınmasını gerektiriyor.
O da o çizgisinde hedefine adım adım ilerliyor.
Ağabeyinin inşaat mühendisi olmasının ikinci diploma isteğinde etken olduğunu söylerken, iki kardeşin gelecekte beraber bir şirket sahibi olabileceğini düşünüyorum.
İnsan isterse; azim ve kararlılık kendisinde varsa neden olmasın ki…
Son görüştüğümüzde hedefe kitlenen gözlerindeki ışıltı, eminim ki üniversite hayatının henüz daha başında da vardı.
Gizemler kazancımız gururumuz…
Her hedefin mutlaka tartışılmaz bedeli var.
O bedellerin büyük bölümü, Gizem için gerilerde kaldı.
Ülkemiz ve toplumun kazancı için Gizem lerin çoğalması dileğiyle…