Akıl tutulması var memlekette...
Birinin ak dediğine diğeri kara diyor...
Kim doğruyu söylüyor,anlamak mümkün değil!..
Aradan yıllar geçiyor...
Olayların tanıkları suskunluğunu
bozuyor,belgeler ortaya çıkıyor ve toplumda Vayyy be
sesleri...
Ne sanmıştık,ne bulduk!..
Bugünlerde de öyle oluyor işte...
Daha önce yayınlamıştım ama İris Weiner in
iki gezgin meleköyküsünün
şimdi tam zamanı...
* * *

İki gezgin melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir
ailenin evinin kapısını çalmış. Aile, pek kaba bir üslupla,
meleklere yatacak yer olarak koca malikanenin konuk
odalarından birini vermek yerine, soğuk bodrumdaki
küçük bir köşeyi göstermiş. Melekler, buz gibi odanın soğuk
ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya
çalışırken, yaşlı melek duvarda bir delik görmüş ve
kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç melek, yaşlı
meleğe bu hareketinin nedenini sorunca, yaşlı melek
hafifçe gülümsemiş; Her şey her zaman göründüğü gibi değildir..
Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastırınca
bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa
çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmış. Son derece
misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var
ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça
uyumaları için kendi yataklarını vererek yanlarından
ayrılmışlar.

Sabah güneş doğduğunda, melekler zavallı karı kocayı
gözyaşları içinde bulmuş. Yegane geçim kaynakları olan
tek inek de ahırda cansız yatmaktaymış. Genç melek
bu sefer iyice şaşırarak yaşlı meleğe sormuş.
Bu ne şimdi?! O varlıklı kaba adamın her şeyi vardı
ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli
fakir ailenin ise o tek inekten başka hiçbir şeyleri yoktu.
Sen o ineği yitirmelerine izin verdin !
Yaşlı melek, genç meleğe dönerek şu cevabı vermiş:
Her şey her zaman göründüğü gibi değildir. O zengin
malikanenin bodrumunda kaldığımız gece , duvardaki
deliğin dibinde külçe külçe altın saklı olduğunu farkettim.
Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü olduğu için ve
kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin
bir parçasını bile paylaşmaya yanaşmadığı için,
ben de o deliği öyle bir kapatıp mühürledim ki, artık
arayıp bulsa da açamaz.
demiş ve devam etmiş.
Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında uyurken,
ölüm meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm.
Yalvardım, yakardım ve kendisini ikna edip, kadın yerine
ineğin canını almasını sağladım.
Yaşlı melek, gülümseyerek bir kez daha tekrarlamış:
Her şey, her zaman, göründüğü gibi değildir.

* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Huzurlu ve sağlıklı günler dileğiyle...