İnsan hayatı boyunca farklı zorluklar, sevinçler ve kayıplarla karşı karşıya kalıyor. Pek çok kişi yaşadığı sıkıntılar karşısında “Neden sürekli imtihan oluyoruz?” sorusunu gündeme getiriyor. İslam inancına göre dünya hayatı bir imtihan alanı olarak tanımlanıyor. Kur’an-ı Kerim’de insanın hem iyilikle hem de zorlukla sınanacağı açıkça ifade ediliyor. Bu anlayışa göre imtihan sadece musibetlerle değil; nimetlerle, başarıyla ve güçle de gerçekleşiyor. Yani bolluk da darlık da birer sınav olarak kabul ediliyor.
İslam düşüncesinde imtihanın temel amacı, insanın sabrını, şükrünü ve ahlaki duruşunu ortaya koymasıdır. Sabır, zorluklar karşısında direnci temsil ederken şükür ise nimetler karşısında nankörlük etmemeyi ifade eder. Bu yönüyle hayatın her anı, insan için bir bilinç ve sorumluluk çağrısı niteliği taşıyor.
İslam Bize Neyi Emrediyor?
İslam imtihan karşısında ümitsizliğe kapılmamayı, aksine tevekkül ve gayret içinde olmayı emrediyor. Tevekkül kişinin elinden gelen çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah’a bırakması anlamına geliyor. Bununla birlikte İslam adaletli olmayı, kul hakkına riayet etmeyi ve ahlaki değerlerden taviz vermemeyi temel prensip olarak ortaya koyuyor.
Yaşanan her olayın bir hikmeti olabileceği gibi ve müminin bu bilinçle hareket etmesi gerekir. Zorluklar karşısında isyan etmek yerine ders çıkarmak, kişinin manevi olgunluğunu artırıyor. Aynı zamanda yardımlaşma, sabır ve merhamet gibi değerler de imtihan sürecinde daha belirgin hale geliyor.





