Bir ekip, onu oluşturan bireylerin yapabileceklerinden her zaman çok daha fazlasını yapar.
Ailede, okulda, belediyede, politikada, fabrikada vb. gibi her yerde başarının anahtarı ekip ruhundadır.
Adam pencereden şaşkınlıkla karşısındaki arazide olanları izliyormuş. Birisi elindeki kürekle toprağı kazıyor, öteki de arkadan gelip onun kazdığı toprağı tekrar aynı toprakla dolduruyormuş, akşama kadar böyle devam ettiklerini görünce dayanamamış. Giyinip yanlarına inmiş.
-“Sekiz saattir ne yaptığınızı anlamadım, lütfen söyler misiniz?”
-“Ağabey biz aslında üç kişiyiz, bugün ağaç fidelerini diken arkadaşımız hasta gelemedi” demişler.
Takım çalışmasında önemli noktalardan birisi de ekibi farklı özelliklere sahip bireylerden oluşturmaktır.
Takımınızda herkes iyi 100 metre koşuyorsa kurumsal olarak on saniyede müthiş bir performans gösterirsiniz ama sonra bitersiniz. Uzun bir koşuyu tamamlayabilmek için ekipte 100 metreciler de 5000 metreciler de maratoncular da olmalıdır.
Hepsinden önemlisi takım çalışması adına bireylerden vazgeçilmemeli, yani BENkesinlikleBİZkadar önemlidir. Eğer bireysel yetenekleri yani ‘BEN’leri, ‘BİZ’adına yok ederseniz kurum kaybeder.
Takım için Batılı bir Gur’un tanımı şu: “Kendi alanlarında dağılmış durumdaki uzmanlık becerilerinin sürekli birleştirilmesini gerektiren bir görevi yerine getirmek üzere biraraya gelmesi zorunlu insanlar grubu”
Grupla takım arasındaki farkı düşünürsek, her takım bir gruptur ama; her grup bir takım değildir. Eğer ruhunuz varsa takım olursunuz, bir ekibin kendi içinde birbirine inanmışlığı yoksa grup olursunuz, grubun bir hedefi yoksa sadece güruh olursunuz.
Bizde gerek politikada ve gerekse diğer sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda takım ruhundan çok, çıkar amaçlı gruplaşmalar egemen olmaktadır.
Çıkarların çatıştığı yerde eski dostlar düşman olmakta ve birbirlerini yemektedirler. Bu yargımız politikadan, ekonomik işbirliğine, sosyal ilişkilerden kültür ilişkilerine kadar her alan için geçerli olduğunu düşünüyoruz.Selam ve sevgi ile…