n

n
n İmam-Hatip okulları ortaya çıktıklarından itibaren hep siyasi iktidarların tartışmalarının odağında yer almışlardır.
n
n Oysa bu okulların müfredat programlarından ders kitaplarına, hizmetlisinden öğretmenine kadar her şeyleri devlet- iktidarlar tarafından tespit ve tayin edilir.
n
n Bu okullara giden çocuklarımız ile bu çocuklarımızı buralara gönderen velilerimiz, bazı kesimlerce hep potansiyel suçlu olarak görülmüş ve gösterilmiştir.
n
n Bu okullarda okuyan çocuklarımız gerek bürokraside ve gerekse üniversitelerde ülkenin zencileri muamelesi görmüşlerdir. Hatta velileri de. Çocuklarını bu okula veren veliler özel olarak fişlenmişlerdir.
n
n Velilerin amacı ise Allah nezdinde görevlerini yapmış olmanın huzurunun ötesinde bir şey yoktur.
n
n Yarın evladından sorulduğunda, “görevimi çocuğuma karşı yaptım “ diyebilmesinin ötesinde bir amacı yoktur.
n
n Anne ve babalar kendi namazlarından, oruçlarından, örtülerinden sorguya çekilecekleri gibi, bu noktada çocuklarına karşı görevlerini yapıp yapmadıklarından da hesaba – sorguya çekileceklerdir.
n
n Müslümanlar bunun için çocuklarını İmam- Hatip okullarına göndermektedir.
n
n Bu bir ihtiyaçtır.
n
n Bu bir taleptir.
n
n Talebe karşı gerekli arz yoksa karaborsa doğar ve bunun sorumlusu da bu arzı gerçekleştirmeyendir.
n
n Bu konuyu kavga konusu yapanlar, belli bir ülkenin ajanı yada dinin misyoneri değillerse demokrasiden ve insan haklarından nasipleri olmayanlardır.
n
n Devlet, yönettiği milletinin % 98’inin Müslüman olduğunu bilmeli ve ona göre talebi karşılamalıdır.
n
n Devlet , bu noktada bu işi ya vatandaşına bırakmalı ya da bunun altyapısını hazırlamalıdır.
n
n Laik bir devlet olan TC. ise zaten bu işin farkında ve altyapısını hazırlamaktadır.
n
n “Din Eğitimi Genel Müdürlüğü”nü, ” Din Öğretimi Genel Müdürlüğü” olarak değiştirmiştir. Devlet, bilgi bazlı bir çalışma yapmakta olup aslında din eğitimini cemaatler vermektedir
n
n Türkiye’nin gerçeği budur.
n
n Selam ve sevgi ile…
n