Türkiye de İmam- Hatip okulları cenaze yıkayacak ve kıldıracak eleman yetiştirmek amacıyla on aylık kurslar şeklinde açılmıştır.
Ancak Demokrat Parti iktidarı döneminde 1951 yılında bugünkü anlamıyla okula dönüştürülmüşlerdir.
4 Aralık 2015 Cuma günü Samsun Serra Otel de İmam- Hatip okullarına nitelik kazandırma amaçlı bir çalıştay düzenlenmiştir.
Belirtelim ki, faydalı olduğuna inandığımız söz konusu çalıştayın sonuçları, kamuoyu ile paylaşıldığında bu konuda yeni ufuklar açacağına inanıyoruz.
İmam- Hatip okullarının tedarikçileri alt ve orta gelir grubuna mensup ailelerdir.
Bu aileler de ağırlıklı olarak yüksek puan alan çocuklarını değil de “sıradan bir liseye gitmektense İmam- Hatip okuluna gitsin” diyenlerdir.
Fen Lisesi ya da o ayarda herhangi bir okulu kazanan çocuğunu İmam- Hatip Lisesi ne göndermeyi “çocuğunu harcamak” olarak kabul etmektedir.
Her Müslüman bilir ki, peygamberlerin en önemli niteliklerinden birisi de fetanet(zekilik) tir. Müslümanlar ise zeki çocuklarını değil de ortalamanın altında olan çocuklarını(İSTİSNALAR HARİÇ) İmam- Hatip ya da İlahiyatlara göndermeketedir.
İşte bu çocuklar yarının İslami tebliğcileri(Müftü, Vaiz, İmam, Müezzin, Din ve Ahlak Bilgisi öğretmeni) olacaklardır.
Müslümanların dinlerine ve dini tebliği meslek edinmiş kişilere bakış açıları budur.
Kuyumcu ustasının çok maharetli olması yetmez.
14 Ayar altından 22 yada 24 ayar mamul bekleyemezsiniz. Hammaddenin sağlamlığı oranında mamul üretebilirsiniz.
Bu nedenledir ki, bu okullara nitelik kazandırmanın ilk adımı öncelikle tedarikçi Müslüman aileler atacaklardır.
Bu adım ailelerden geleceği gibi, yetkililerden de gelmelidir.
Başarılı öğrencileri bu okullara taşıyacak çalışmalar acilen yapılmalıdır.
Bir başka önemli husus da öğretmen konusudur.
İşin başından beri bu okullara öğretmenlerin seçilerek alınmasına işaret ediyoruz.
Her öğretmenin bu okullarda öğretmenlik yapmasına asla izin verilmemelidir.
Fen ya da Sosyal Bilimler Lisesi nde herkes öğretmenlik yapamadığı gibi bu okullarda da yapmamalıdır.
Sıradan bir İmam- Hatip okulunda başarılı olamayan bir öğretmenin hatırla proje okuluna alınması, bu okulu doğarken boğmak anlamına geleceğini unutmamak gerekir.
Ayrıca bu okulları konjonktürel okul olmaktan çıkaracak kalıcı adımlar da ihmal edilmemesi gerekir diye düşünüyoruz.
Çalıştayın sonuçları üzerinde konuşmaya ve yazmaya devam edeceğiz inşallah.
Selam ve sevgi ile...