TCKnın 301. maddesinin değiştirilmesi konusu,
dün akşamki Bakanlar Kurulunda görüşülecekti...
Sonucu merakla bekledim...
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek,
konunun önümüzdeki Bakanlar Kurulunda ele alınacağını açıkladığında, hafızam beni 1.5 yıl önce Türkiye Gazeteciler Federasyonunun ATOdaki genel kurul toplantısına sürükledi...
Çiçek, elinde dosyalarla kürsüye çıkmıştı...
Hayal mayal değil, söylediklerini net biçimde hatırlıyorum...
Hrant Dinkin öldürülmesinden sonra yoğunlaştırılan 301. madde eleştirilerine yanıt veriyordu...
Birçok Avrupa ülkesinde bizdeki 301e benzer maddeler bulunduğunu ifade ediyordu...
Türk düşmanı Sarkozynin Fransa İçişleri Bakanı iken Başbakan Tayyip Erdoğana Kaldırın 301. maddeyi, durdurayım soykırım yasasını diyerek pazarlık yapmaya kalkıştığı
ünlü madde şöyle:
Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Cemil Çiçek, Benzer maddeler var dediği ülkeler arasında Fransanın adını söylemişti...
Niye bu dayatma öyleyse?..
Maddenin ilk paragrafını bir kere daha okuyunca, nedeni anlamanız zor olmayacaktır...
Hedef; Türkiye Cumhuriyetinin temel taşlarını yerinden oynatmaktır...
Bu madde, bu haliyle onların önünde engeldir...
Türkiye, bir dayatma ile karşı karşıyadır...
Sahi bu madde yoğun bir biçimde ne zaman gündeme gelmişti?..
Gazeteci Hrant Dink haince öldürüldüğünde...
Öyleyse onun öldürülmesi kim veya kimlerin işine geldi?..
Bir taşla iki kuş vurma hesabı bu işte...
