Çalınan her kapı hemen açılsaydı,ümidin,sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı.
İnsanın duygularından kendini acındırıp gerçeğe yönelmesi, her zaman mümkün değildir. İnsanın arzuları sınır tanımaz.İnsanın istekleri ve beklentileri fazlaysa;imkanı azsa yine mutlu olma şansı yoktur. Bu sebepten,isteklerimizi ve beklentilerimizi belirli bir dozda tutmalıyız.
İnsanın istekleri ve beklentileri, hemen gerçekleşmez.Bu kültürle ve zihni gelişmeyle ilgiliyse daha da zordur. Canlılar içinde yetişmesi ve eğitilmesi en zor ve uzun soluklu olan insandır. Bu nedenle çalınan her kapı hemen açılmaz. Çalışmak ve ruhi olgunluğa erişmek lazımdır. Kalbe girmek ve bir insanın gönlünü kazanmak çok zor olan bir şeydir.
Her şeyden önce sabırlı olmak gerekir. Sabır ise kendi içinde değişik merhaleleri olan ve bir birikimin sonucunda ulaşılabilen çileli bir çabanın sonucunda bir varış noktasıdır.
Biz istersek,çaba gösterirsek hiçbir güç karşımızda duramaz. Kalbi açan en önemli anahtar: Tatlı dil ve güler yüzdür.
Dalsız ağaç,dikensiz gül olmaz. Her şey bir eğitim sorunudur. Okul bitirmek yetmiyor.Kendimden çok toplumu düşünebiliyor muyum?Bencil miyim?Bencil bir insan bir yönüyle yalnız insandır.
Etrafında sevilmeyen sayılmayan birçok insan tanırım;maddi anlamda olmasa bile tinsel yönden;ruhi durum bakımından yalnızlığın girdabında kaybolmuşlardır.
Olaylara,sorunlara bakarken hep ben merkezli değil biraz da başkalarını da düşünerek çözüm üretebilmeliyiz. Hep üst üste yığmak bazen kendi duvarımızı örmemize neden olur ve yalnız kalabiliriz.
Hakiki kahramanlar, felaket yağmurları altında başkaları için saadet çiçekleri toplayanlardır.
Her zaman kahraman yetiştiremeyebiliriz fakat insan yetiştirmek çok zor olsa da bunu başarabiliriz. Çünkü bizim medeniyetimizin ve kültürümüzün temelini besleyen kaynak hala dupduru olarak önümüzde durmaktadır.
Kendi uygarlığımızın ve kültürümüzün köklerine indikçe, bu umudumuz her geçen gün daha da yeşermiş bir vaziyette bizi hedefimize ulaştıracaktır.