Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk boşuna Köylü milletin efendisidir dememiş.
Bu sözün ne denli doğru olduğu; zeytin ağaçları yerle bir edilen
Somalı köylülerin son derece asil davranışı ile bir kez daha görüldü.
Termik santral uğruna 6 bin zeytin ağacının kökünden sökülmesinin
acısını yaşayan köylüler, işlerine son verilen, ellerini arkadan
kelepçeleyen, kendilerini biber gazına boğan, yerde sürükleyen
güvenlik görevlilerine kucak açtı, yanlarında oldu, destek çıktı.
Köylülerin bu soylu davranışına ancak şapka çıkarılır.
Tek geçim kaynağı zeytin ağaçlarının termik santral uğruna
katledilmesine gözyaşları ile isyan eden, karşı koyan Somalı
üreticilere Danıştay aldığı yürütmeyi durdurma kararı ile destek
çıkarken, köylülerin ellerini arkadan kelepçeleyen özel güvenlik
elemanları, iş bittikten sonra bir anda kapının önüne konuldu.
Gözleri gibi korudukları, yıllarca emek vererek yetiştirdikleri zeytin
ağaçlarının katledilmemesi için karşı koyan köylüleri, ellerini
arkadan kelepçeleyerek gözaltına alan güvenlik görevlileri acaba
yaptıkları zulmün acısını şimdi yüreğinde hissediyorlar mı?
Umarım, güvenlik görevlileri bu olayı sorgular, ders çıkarır,
vicdanlarıyla başbaşa kalır.
Bu arada, Soma da Validebağ da olduğu gibi diğer yerlerde de hakkını
arayan, demokratik tepkisini ortaya koyanlara karşı özel güvenlik
görevlilerinin şiddeti, vandallığı günden güne artıyor.
Nedir bu özel güvenlik terörü?
Anası, babası yaşındaki üreticilere zor kullanan güvenlik görevlileri,
Bize, iş, emeklilik garantisi verdiler. Bizler de köylülerle kavga
ettik. Kullanıldık diyerek bağırıyorlar.
Bunları niye köylülerin ellerini kelepçelerken düşünmediniz.
Tamı tamına 6 bin zeytin ağacı termik santral uğruna köylülerin
gözyaşlarına, feryadına karşın, yerle bir edildi.
Gözü gibi baktıkları, ekmek parasını çıkardıkları, tek geçim kaynağı
olan zeytin ağaçlarının tam da hasat zamanı sökülmesine
isyan ediyor, Soma nın kadını erkeği, genci, yaşlısı.
Sırf birileri termik santral kursun, parasına para katsın diye o
güzelim, barışın sembolü zeytin ağaçları hunharca katledildi.
Her bir ağacın yetişmesine binbir emek harcayan Somalılar, evladını
yitirmişçesine elleri koynunda katliamın acısını yaşıyor.
Bir yanda televizyonlarda yayınlanan kamu spotu ile ağaç sevgisini
topluma aşılayacaksınız, diğer yanda 6 bin zeytin ağacını termik
santral uğruna kökünden söküp atacaksınız.
Ne yaman çelişki.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ün ağaç sevgisini her yurttaş yakından bilir
Ulu Önder, Yalova daki yazlık köşkünün penceresine dayanan çınar
ağacını kesmeye kıyamaz, köşkün raylar üzerinden kaydırılarak, ağaca
zararar verilmemesi talimatını verir.
Atatürk ün neden bir dahi, yeri doldurulamaz lider, çevre ve ağaç dostu, doğa
aşığı olduğunu bu olay ne güzel de ifade ediyor.
En azından 6 bin zeytin ağacına kıyanlar Ulu Önder in bu asil
davranışını örnek alsalardı, Ama nerede?
Şimdi de vicdanen rahatsızız diyorlar.
Tabii hiç de inandırıcı değiller.