n Soruyu şöyle de sorabiliriz:

n

n “Kur’an-ı Kerim’e ne kadar güveniyoruz?”

n

n Herkes, “inanıyorum ve güveniyorum” cevabını verecektir. Çünkü, bu soruya verilecek farklı ya da tereddüt edici cevap, insanın Müslümanlık iddiasını ortadan kaldıracaktır.

n

n Kur’an-ı Kerim’in ikinci Suresi’nin başında Allah şöyle buyuruyor:

n

n “Elif Lam Mim. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.(Bakara,1-4)”

n

n İkinci ayette ,” kendisinde şüphe olmayan kitaptır” ifadesine göre Kur’an-ı Kerim’deki emir ve yasaklarda “ Allah’tan olduğuna ve hepsinin de her şeyden daha mükemmel hükümler olduklarında şüphenin” olmamasıdır.

n

n Şimdi herkes samimiyetini test edebilir.

n

n Diyanet İşleri Başkanlığı’nın küçük boy Kur’an-ı Kerim Mealini satın alarak şöyle üstünkörü de olsa okusun. Genel anlamda Allah’ın hükümlerini ve istediği insan modelini gözden geçirsin. Bir öykü ve roman okurcasına okusun.

n

n Ondan sonra da mezardaymış gibi sorulara cevap versin.

n

n Kimsenin yardım yapamayacağı, makamların, mevkilerin ve paranın işe yaramadığı bir yerde cevap vereceğimizi unutmayalım.

n

n Müslümanlar olarak iki açmazla karşı karşıyayız:

n

n Bunlardan birincisi, ilaçların faydasına inanmakla birlikte çeşitli nedenlerden dolayı kullanmayan hasta gibi olmak;

n

n İkincisi ise ilaçların gereksizliğine inanan gibi olmaktır.

n

n Bu ikinci noktada duranın durumu İslam dışıdır. Müslümanlık iddiasında bulunulamaz.

n

n Kur’an’ın bir harfine inanmamak, tamamına inanmamak gibidir.

n

n Şimdi başlığımızdaki soruyu tekrar sorabiliriz: Kur’an-ı Kerim’e ne kadar inanıyoruz ya da hükümlerine ne kadar güveniyoruz?

n

n Selam ve dua ile…

n