3. Yargı Paketi nde basınla ilgili birçok
önemli madde var...
Bu maddelerde, bazı hallerde
şantajcı zihniyetli insanların
gazetecilik mesleği üzerinden
çıkar sağlamalarının
önüne geçilmek istenirken;
ses ve görüntü kayıtlarındakamu yararı
da gözardı ediliyor gibi...
Bir kamu görevlisinin özel hayatı,
kimseyi ilgilendirmez ve basın meslek ilkelerine de aykırıdır...
Ancak bu kamu görevlisi; görevinden kaynaklanan
yetkisini özel hayatında bir çıkar olarak kullanıyor
ve bu durum ses kaydı ya da görüntü ile tespit ediliyorsa
ne olacak?..
Böyle bir durumda,gazetecinin karşı tarafın rızasını alması
mümkün mü?..
Özel hayatın gizliliği gazetecilik mesleğinin
evrensel kriterleri içindedir...
Gerçek gazeteciler, buna riayet eder...
Tasarıyı hazırlayanlar, bu konunun istismar edildiğinin farkında...
Kamu yararı ya da olayla hiç ilgisi olmadığı halde;
insanların özel hayatlarını yalan ve iftiralarla çökertmeye çalışıp, itibarsızlaştırma
ahlaksızlığının içinde intikam peşinde koşanların varlığı da bir gerçek...
Bence bu tür maddelerin;
bırakın yasalaşmasını, tartışılması bile
basının içinde bulunduğu ölçüsüzlüğü gösterir...
Basın Ahlakını içine sindirmiş olanlar, şantajın
bir insanlık ayıbı olduğunu da bilir...
Ancak, ölçü dedim ya...
3. Yargı Paketi nde basını ilgilendiren maddeler,
iyi irdelenir, muğlaklık ortadan kaldırılırsa
Cumhuriyet savcısı ve hakimlerin de işleri kolaylaşır...
Aksi takdirde, gazetecinin sıradan bir haber için
ses kaydı aldığında dahi başının derde girmesi mümkündür...
O zaman bırakın basın özgürlüğünü, haber yapmak bile zorlaşır...
Kurunun yanında yaşı yakmamak gerekir...