İnanın evden dışarıya çıkmak ve araba kullanmaktan korkar oldum. Bir eli kornada diğer eli de selektörde, araba kullanırken trafiği idare etmek isteyen trafik magandalarından kokar oldum. Şehir içinde izin verilen hızda giderken, sol şeritteki TIR ın selektör ve korna ile yol istemesinin anlamı nedir, bunu asla anlayamadım? Her gün haberlerde dinlediğimiz trafikteki, ölüm ve yaralanma olaylarının trafik magandalarına etkisinin hiç olmadığı açıktır. Bir husus çok doğrudur ki, son kazasına kadar onlar çok iyi otomobil kullanırlar. Hani yollarda slalom yapanların cezaları, çok yüksek olacaktı? Otomobil kullanırken, önünüzdeki araç ile fren mesafesi bırakınız, hemen bir açıkgöz gelir oraya yerleşir ve kaza yapmamak için fren yapmak durumunda kalırsınız. Ülkemizdeki trafik kazalarını, yolları keserek araçları kontrol etmekle önlenemez. Evet, evrakları eksik olanlara ceza yazabilirsiniz. Esas olan hareket halindeki araçların yanlışlarına ve trafik kurallarını ihlâl edenlere ceza yazmaktır. Daha önce de oldu, damperli kamyon, damperini indirmeden seyir halinde iken, üst geçidi çökertiyor. Sürücü damperi indirecek sistemin bozuk olduğunu söylüyor. Sürücü bir yerde durarak, tamir ekibinin gelmesini beklemeği bile akıl edemiyor. Bu kazaları hep dinliyoruz, fakat tedbirin alındığını görmek mümkün olmuyor. Direksiyona geçen herkesin sorumluluklarının bilincinde olması gerekir. Bana bir şey olmaz mantığı ile bir yere gitmek mümkün değildir, ölümleri dinlemeye devam edeceğiz.
Umuma açık bir kafeteryada bile rahat olarak oturamazsınız. Sizi hem rahatsız ederler hem de rahatsız mı ettik diyerek tehdit ederler. Kendi çıkarına olan her şeyi yapmayı hak olarak gören bir nesil var. Geçenlerde, televizyonda aklı başında olduğu ve bu konuda bilgili olan bir konuşmacı bu durumda affedersiniz diyerek oradan ayrılmamızı tavsiye ediyor. Birisi kasten yolun ortasında sizi rahatsız etse bile affedersiniz diyerek ayrılacakmışız. Zaten, bu magandalar bunun için bu hareketi yapıyorlar ve gayelerine erişiyorlar. Hırsızlığın her türlüsü aldı başını gidiyor. Çünkü, hırsızlar yakalansa bile, bir saat bile geçmeden tekrar, icrayı faaliyete geçiyor. Bir de bu hırsızlıkların kalitelisi var. Evinize kadar gelerek sizden, ona iyilik yapmanızı rica ediyorlar ve siz de elinizden geldiği kadarı ile yardım ediyorsunuz. Bu hareketinizi otomatiğe bağlayıp sizi istismar etmek bir tarafa, attıkları kazıkların boyu ise, boyunuzu geçtiği ortadadır. Sonuçta, Allah Razı Olsun ile başlayan iyiliklerinizin karşılığı, büyük kazıklarla sonuçlanıyor. Sonra ortadaki pislikleri temizlemek de size düşüyor. İşin garip tarafı, yüzlerindeki deri ise kösele gibi ve utanma duygusundan zerre kadar nasipleri de yoktur. Bu hareketler insanların iyilik duygularını da köreltti ve yapılan iyiliklerden sonra, yapılan iyiliklerin uzunluğu kadar kazık yeme durumunda bulunulmaktadır.
Bir hususu burada açıklamak gerekir ki, ahlâk ve fazilet duygularından yoksun çoğunluklarla bir yerlere gitmek mümkün değildir. Aradan yıllar geçmesine rağmen; Marmara depreminde, ölen bir kadının bileziklerini almak için kolunun kesilmiş olması olayını unutmam mümkün değildir. Dürüstlüğün hiç bir şey kazandırmadığı görüşü giderek hakim olmakta ve kanunsuz yollara başvurmalar veya kanuni boşluklardan istifade ederek, para kazanma yolları fazlalaşmaktadır. Bir şeyi unutmamak gerekir, tarihte haksız kazançla kendilerine bazı şeyler elde etmiş olan harami çeteleri olmuştur. Fakat, bunların hükümran olmaları da mümkün olmamıştır. Zira, en zor durumlarda bile hak yerini bulmuştur. Yalnız, adaletin gecikmiş olması, onun gelmeyeceği anlamında değildir. Bunlara bütün kalbimle inanıyorum, yalnız zulme uğrayanların çektikleri eziyetler yanlarına kâr kalmaktadır. Babam bana her zaman dürüst olmamı öğütlerdi. Sağ olmadığı için, bundan dolayı çektiklerimi ona anlatmam mümkün değil. Uzun süre, benim çevremde olanların tesadüfen kötü olduğunu düşündüm. Yalnız, bugün kötülerin çok fazla olduğu gibi, mütecaviz olmaları sebebi ile acı çektiğimi söyleyebilirim. İyi olmanın hiçbir işe yaramadığını öğrendiğim zaman, iyi olmaktan kurtulamadım. İyilik ve güzelliklerin ülkemize hakim olması dileklerimle, saygılarımı sunarım.