Hakkında "müstehcenlik" suçlamasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan ünlü sanatçı Mabel Matiz, bugün hakim karşısına çıkarak savunmasını gerçekleştirdi. Sanat camiası ve hayranları tarafından yakından takip edilen duruşmada, mahkeme salonunda tansiyonu yükselten anlar yaşandı.
Duruşmanın en dikkat çekici anı, hakimin şarkıdaki duygu yüküne ve kime hitaben yazıldığına dair yönelttiği soru oldu. Hakimin doğrudan “Bu şarkı bir erkeğe mi yazıldı?” şeklindeki sorusu üzerine kısa bir duraksama yaşayan Mabel Matiz, verdiği yanıtla sanatsal duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Sanatçı, bu soruyu "üzücü ve kalp kırıcı" bulduğunu belirterek, "Şarkılar herkes içindir, duygular kimliğe hapsedilemez" mesajını verdi. Matiz'in savunması, salonu dolduran dinleyiciler ve hukukçular arasında geniş yankı uyandırdı.
Hakim: "Cici toy bebe, sal kuşu hanesine, yanmalı hangisine, bu sözler ne anlama geliyor?"
Mabel Matiz: "Bu şarkıyı 1,5 yıl önce yazdım. Şarkı bir Fransız grubun albümünde yer aldı. Onlar burası ile çok ilgililer. Ben de halk edebiyatına özenerek bir şarkı yazdım. Sosyal medyada köpürtüldüğü gibi bir anlam yoktur. Sanatçı duruşum ortadadır. Çocuklar ve gençler benim için çok önemlidir. Dolayısıyla iddia edildiği gibi böyle bir niyetle yazmış olmam söz konusu değildir. Bu şarkının da müstehcen olduğunu düşünmüyorum. Bu şarkı türkülerden çıkarılmış bir şarkıdır. Bu şarkılar TRT’de hala yayınlandığına göre böyle bir durum da olmadığını düşünüyorum. Cici toy bebe yetişkin bir bireyi ifade etmektedir. Cici toy bebe biraz Ankara ağzı aslında ama buradaki niyetim olgun birini ifade ediyor. İfadem aynen geçerlidir. Kuş halk edebiyatında kısmet demektir. Farklı anlamları vardır. Ama ima edilen anlamı içermemektedir. Gözü kara bir aşığın aşkının büyüklüğünden dolayı ifadelerdir bunlar."
Yargılama sürecinde dosyanın seyrini değiştirecek kritik bir gelişme ise mahkeme heyetinin ara kararında saklıydı. Mahkeme, "Perperişan" şarkısının sözlerinin toplumsal ahlak sınırlarını aşıp aşmadığı, müstehcenlik barındırıp barındırmadığı ve özellikle çocuklar üzerindeki olası pedagojik etkilerinin incelenmesi gerektiğine hükmetti. Bu kapsamda dosyanın bilirkişi raporu mahiyetinde değerlendirilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na gönderilmesine karar verildi. Bakanlığın hazırlayacağı raporun, sanat özgürlüğü ve toplumsal değerler arasındaki ince çizgide emsal teşkil edebileceği konuşuluyor.
Magazin dünyasında bomba etkisi yaratan bu dava, sanata yönelik sansür tartışmalarını da beraberinde getirdi. Mabel Matiz’in hapis istemiyle yargılanması sosyal medyada büyük bir destek kampanyasına dönüşürken, gözler şimdiden bir sonraki duruşma tarihine çevrildi. Mahkeme heyeti, Bakanlıktan gelecek yanıtın beklenmesi ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 27 Mart tarihine erteledi.