n

n

n 27 Aralık Merhum Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 77. yılıdır.

n

n İstiklal Marşı şairimiz merhum Akif’in, neslimiz tarafından yeterince anlaşıldığını söyleyemiyoruz.

n

n Gerek ruh ve gerekse dil olarak yabancısı olduğumuz şairimizin anlaşılmaması neslimizin değil, eğitimimizin ayıbıdır.

n

n Merhum Akif’in her şiiri bir ruhun ve bir aşkın dışa vurumu VE YAŞADIĞI DÖNEMİN İBRET AYNASIDIR.

n

n Bunlardan biri de Safahat’ta yer alan ASIM adlı eserde geçen Mandal Hoca’dır.

n

n Mandal Hoca aslen Dernekpazarılı olup benim komşu köylümdür. Ailesinden yaşayanların bir kısmı ile özel dostluğumuz vardır.

n

n Mandal Hoca, İstanbul Yeni Camii’nde vaizlik yaparken II. Abdülhamit’e “ emr-i bil maruf ,nehy-i anilmünker “ yapmak üzere Yıldız Sarayı’na gider. Öyle anlaşılıyor ki, Abdülhamit’i zalim ve müstebit olarak tanımıştır. Saray muhafızlarına(korumalarına), masraflarına, cuma namazını kafes ardında kılmasına kızmaktadır. Bunun için de Saray’a çıkar.

n

n Mandal Hoca bir şeyler söyler söylemesine ama tekme tokat dışarı atılır, bir daha Trabzon’a gitmekte olan gemide ayılır. Yarı çıplak soğuk bir kış gününde sahile çıkınca da Vali’nin makamına götürülür. Kendini fena gammazlamışlardır. Vali tarafından sorgulanır ve kendisine harçlık verilir fakat kabul etmez.

n

n “Karayel indiredursun tipi, yağmur, kar,kış; / “Hoca çıplak,, yalnız çok senelerden kalmış,

n

n Yanı yırtmaçlı bir entarisi var sırsıklam, / Akıyor dört eteğinden hani biçare adam.

n

n Lakin aldırdığı yok; Hem sövüyor, hem yürüyor, / Göğsünün kılları donmuş , o ateş püskürüyor!”

n

n Mandal Hoca Trabzon Valisi tarafından sorgulanırken şöyle diyor:

n

n “Oflu tedriç ile bağdaş kurarak koltukta, /

n

n Dedi:

n

n “ Çoktan beridir vardır benim bir derdim: /Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim.”

n

n Mandal Hocamız kendisine göre bir cihat yapmıştı. Hocaya göre II.Abdülhamit zalimdi. Korumalarının olması ona göre korkaklığın ifadesiydi. Hatta korkaklıkta Abdülhamit’i kadınlara benzetmişti. Ama kazın ayağı öyle değildi. Hocalık farklı, siyasi ufuk farklıydı.

n

n “- Yeni Cami’deki vaiz, bileceksin belki? / -Bileceksin ne demek, Mandal’ı kim bilmez ki?

n

n “Tacı yok , tahtı da yok, kendine malik sultan. / Galiba öldü ki hiç gördüğümüz yok?

n

n - Çoktan!

n

n “Ne güzel söyledin, oğlum, Hoca sultandı evet. / Yoktu dünyada esir olduğu hiçbir kuvvet.”

n

n Kürsü sultanlığıyla memleket sultanlığı farklıydı.

n

n

n

n Merhum Akif bu ve buna benzer örneklerle geçmişe ayna olduğu kadar geleceğe de ışık tutmuştur. Yakın tarihimizi yorumlayarak geleceği kurgulamak isteyen her insanımızın merhum Akif’i okumasının gereğine inanıyoruz.

n

n Akif’e rahmet dileğiyle…

n

n Selam ve sevgi ile…

n

n

n

n

n