n

n
n Bonniebee diyor ki;
n
n
n
n İnsanoğlu bu ıslak yerkürenin içinde,
n
n Bir telaş, bir telaş…
n
n Nefes almaya devam ederken kanatsız kuş,
n
n Süzülen gözyaşı suyunu siliyordun.
n
n Renkler daha bir belirgin, ışıklar daha bir parlağa dönerken,
n
n Usulca bir perende olmuş, gökyüzüne havalanmıştı.
n
n
n
n ESMERALDA…
n
n
n
n (Onyedi Yaşa Özlem-2)
n
n
n
n 17-18 yaşınızı karşınıza alsaydınız, kendinize ne tavsiye verirdiniz?
n
n Burada kalmıştık değil mi? (Bir önceki hafta yani?..)
n
n Karşımda oturuyordu en son.
n
n Göz bebeklerine bakıyordum, umut dolu, sımsıcaktı.
n
n Öğüt vermek mi?
n
n Belki de o bana öğüt veriyordu?
n
n Evet, kalmıştık ama bu son birkaç gün, son bir hafta elim bir türlü klavyeye gitmek istemedi, dostlar.
n
n Çok şükür yine güneş elini tepelerden yüzüme dokunduruverdi de yeni başlayan sabahın masumiyetine şükrediverdim.
n
n Halbuki, kanatsız kuş yine mevsimsiz göçüp gidecekken, geride bıraktığı ‘umut dolu sımsıcak bakışlı o küçük kızdan kaçabildiği kadar kaçmaya çalışmıştı.
n
n Ama, zaten ‘onun içinde ondan da içeri bir ben’di o ve istese de bunu yapamazdı.
n
n Her şeyden kaçabilirdi ama kendinden kaçabilir miydi?
n
n Mümkün değil, bizzat tecrübelere dayanarak paylaşıyoruz naçizane düşüncelerimizi, maalesef henüz bunun bir formülü hala bulunamamış.
n
n
n
n Xxxxx
n
n
n
n Kiralık bir katil bile olsan işini bitirdikten sonra, başını o yastığa koyacaksın, gözlerini kırpmamaya da çalışsan, gri beyin hücreleri seni o yaşına kadar yalnız bırakmamışsa bundan sonra da yalnız bırakmayacaktır.
n
n Ve eğer içinde hala bir vicdan kıpırtısı ile yaşıyorsan, bunu geçmiş yıllarındaki yaşanmışlıklarına borçlusun.
n
n Ansızın, bir komşu, ne bileyim, Ayşe teyzendir mesela, sen çok açken sana domates salatalık, ekmek arası verivermiştir de geride etrafta bir iki iyi insan olduğunu unutturmamıştır.
n
n Ya da içinde hala bitiremediğin bir öfke varsa, kötü bir çocukluk, açlık, parasızlık, komşu çocuklarına imrenmek, ne bileyim komşunun oğlu Alamanya’dan gelmiştir de, senin adını bile duymadığın bir oyuncakla etrafta dört cirit atmıştır.
n
n Geride kalan o küçük öfke, seni daha bir öfkeli büyütmüştür.
n
n İşte, o öfkeden bahsediyoruz, en tehlikelisinden, seni insan olmaktan çıkaran.
n
n Yıllarca okuyup, didinip, emek sarf edip, akademinin en üst makamıyla mükafatlandırılmışsan ve yine de içinde bitiremediğin o öfke seni yiyip bitiriyorsa, içindeki öfke sınır tanımıyorsa, ‘her devrin adamıyken’ yok o devir yok bu devir lugatleriyle hala oyunlar oynuyorsan, bir telefonla verilen bütün emekleri havaya savuruyorsan, yine bunun sebebini bir başkasında değil, yine kendi içinde aramalısın.
n
n Çünkü öfkenin dönüp dolaşacağı yer yine kendisidir.
n
n Japonlar der ki: Öfke elimizde tuttuğumuz kızgın bir tasa benzer, onu taşıyarak ancak kendimize zarar veririz
n
n
n
n Xxxxx
n
n
n
n Ve işte noktalıyoruz.
n
n Haftaya görüşür müyüz efendim?
n
n Pekiyi öyleyse, ben yine burada olacağım.
n
n Khoda hafez, khoda negahtar!..
n