Hayatın yükünü taşımaktan iki büklüm olmuş yaşlı kadın, usulca yaklaştı, ürkek bir güvercin gibi genç adamın omzuna dokundu...
Masadakiler koyu bir sohbet içindeydi, hiç kimse yaşlı kadını farketmedi bile...
Aynı ürkeklikle bir daha dokunduğunda, adam Buyur teyzeciğim dedi...
Kadın, boynunu bükerek, eliyle iki masa ötede oturan kızını gösterdi. O benim kızımdır, sabahtan beri bir şey yemedik. Bir tabak yemek söyleyebilir misiniz?
İster istemez işaret edilen masaya baktı gözler. Kız tepkisizdi. Gözlerinin görmediği belliydi...
Adam, görevliyi çağırdı, ne isteniyorsa vermelerini tembihledi...
Yaşlı kadın ve kızının oturduğu masanın etrafında da insanlar vardı. Ama o iki masa,
ilerideki o adamın omzuna dokunmuştu...
Görevli bir tabak döner pilav ve ayran getirince, o adam Siz niye yemiyorsunuz teyzeciğim dedi. Ben istemedim. Bu ikimize de
yeter de artar bile...
Bir süre sonra yaşlı kadın yeniden masaya geldi ve kızını göstererek teşekkür ettiklerini söyledi, kendisi de Allah hayrınızı kabul etsin dedi...
Eşini kaybedeli yıllar olmuştu. Emekliydi ve kirada oturuyordu.

İrfaniye Öğrenci Yurtları nın kermesi için değil, sıcaktan bunaldığı için yörük çadırının altına sığınmıştı...
Yüzündeki memnunluk ifadesiyle masasına doğru yöneldi...
Gözleri görmeyen kızın aynı zamanda ayağından da sakat olduğu yaşlı kadının tekerlekli sandalyeyi düzeltmesiyle farkedilmişti...

Anne ve kızı bir hayal gibi özlerden kayboldu...
Omzuna vurulan adam, İyi ki buradayım dedi içinden ve sahip olduğu her şey için Allah a bir kere daha şükretti...
Niçin gelmişti, neyi yaşamıştı?..
Dualarında Devlet ve millete olan bağlılığını eksik etmeyen bu insanların, ihtiyaç sahibi öğrenciler için düzenlediği kermeste, bir yaşlı kadın ve kızını sevindirmek de varmış!...
O Hayır için koşan binlerce kişiden sadece biriydi...
Vedalaşmak üzere İrfaniye Öğrenci Yurtları nın Sorumlusu Ahmet Çelebi Beyefendinin yanına gittiğinde, bir vesileyle yaşadıklarını anlattı. Ahmet Çelebi Beyefendiye teşekkür etti. O da Allah tan dedi. O seni seçmiş. İyilik yapmak
herkese nasip olmaz ...

O sırada yaptıkları alışverişle hem kendi ihtiyaçlarını karşılayan hem de yurtlardaki çocukların eğitimlerine katkı sağlayan kan ter içindeki insanların bilmeyenlere göre eziyet sayılabilecek çırpınışlarını gördü...
Ne çoktular; ne çok!...
Ve onların her biri, omzuna dokunulabilecek insanlardı...

* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...