Laf deyince,istemediğin kadar var,
İcraat deyince,kaçacak yer arar olduk...
Nereye sürüklendik,anlamakta zorlanıyorum...
Hayatın her alanında müthiş bir
tembellik içimizi kuşatmış durumda...
Özellikle de genç nesilde...
Çoğunluk, armut piş, ağzıma düş derdinde...
Hadi gençlerin anladığı dilden konuşalım...
Aşığım, çok seviyorum diyor
ama kaybetme korkusu yaşamıyor...
Sevgiyi büyütmek için
hiçbir çaba ve gayret yok...
MSN de yazışırken bile, sözcükleri
tam yazmayıp kısaltanlar,duygularını nasıl ifade ediyor
bilemiyorum...
Sevgilisine şiir yazan
gençler nerede?..
İşsizim diyor ve buna haklı olarak da isyan ediyor
ama iş bulunca da beğenmiyor...
Eğitimiyle ilgili hayallerini anlatıyor ama
bunu gerçekleştirmek için
tek bir adım atmıyor...
Ailesinden para almaya utanıyor
ama marka giymeyi de hiç ihmal etmiyor...
Haksızlık yapmıyorum dahası var...
Çoğunuz tanık olmuşsunuzdur...
Gençlerin önemli bir kısmı bayramda büyükleri hatırlamayı
bir zul addediyor...
Nereden çıktı bu bayram dercesine...
AK Parti Samsun Milletvekili Prof.Dr. Tülay Bakır ın
kadına şiddete tepkisine katılıyorum...
Bu işi önlemek; sadece yasalarla
olmuyor, eğitim şart...
Ama hangi eğitimle bu insanlık ayıbını
önlemek mümkün?..
Güçsüze vurmak,hangi kitapta yazıyor?..
Okuldan çok, ailede
başlayan bir eğitimden söz ediyorum...
Çünkü, toplumun çekirdeği aile...
O eringen, hazırcı ve
tembel dediğimiz gençler,ailelerinde
iyi eğitilseydi, sonuç böyle mi olurdu?..
O kadına şiddet uygulayanlar
ailelerinde böyle bir davranışın
insanlık dışı olduğunu ve dinimizde de
yeri olmadığını öğrenseydi,
böyle bir manzara ortaya çıkar mıydı?..
Öyleyse aileyi güçlendirecek
ekonomik ve sosyal projeler gerçekleştirmek
zorundayız...
Hakkaniyeti, sadakati ve sabrı
bilenler;dokunulduğunda
yıkılan domino taşı değil,
kaya gibi sağlam duruyor...
Eksiklik burada...
İşte bu yüzden Önce aile
diyorum...