Bakanlığın 2025 yılı verilerine göre 4 bin 769 hasta organ nakli beklediği sırada yaşamını yitirdi. Organ bağışında yeni dönemde vatandaşlar e-Devlet ve e-Nabız üzerinden hastaneye gitmeden bağış beyanı oluşturabiliyor. Peki, organ bağışı nasıl yapılır, kimler bağışçı olabilir, hangi organlar bağışlanabilir ve bağıştan vazgeçmek mümkün mü?

Her yıl 3–9 Kasım tarihlerinde düzenlenen Organ Bağışı Haftası kapsamında Türkiye genelinde farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu yılın gündeminde organ nakli bekleyen hastaların sayısının yanı sıra 15 Ekim 2025'te kullanıma açılan dijital organ bağışı sistemi de bulunuyor. Sağlık Bakanlığının yeni düzenlemesiyle bağış beyanları çevrim içi gerçekleştirilebiliyor, kişinin tercihi elektronik ortamda kaydediliyor ve gerekli durumlarda değiştirilebiliyor. Ancak bağışçı olmak, organların her koşulda nakil amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

e-Nabız Üzerinden Organ Bağışı Nasıl Yapılır? Videolu Anlatım

TRT 1'in yayımladığı uygulamalı anlatımda e-Nabız üzerinden organ bağışı beyanı oluşturma süreci gösteriliyor.

Organ Bağışı Haftası Ne Zaman Başlıyor, Ne Zaman Bitiyor?

Türkiye'de Organ Bağışı Haftası her yıl 3–9 Kasım tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Bu yıl farkındalık çalışmaları 3 Kasım Salı günü başlayıp 9 Kasım Pazartesi günü tamamlanacak.

Organ Bağışı Haftası Tarih
Başlangıç 3 Kasım Salı
Bitiş 9 Kasım Pazartesi
Süre 7 gün
Amaç Organ bağışı ve organ nakli konusunda toplumsal farkındalığı artırmak

Hafta boyunca sağlık kuruluşlarında organ bağışına ilişkin bilgilendirmeler yapılırken bağış işlemlerinin nasıl gerçekleştirilebileceği konusunda vatandaşlara rehberlik ediliyor.

Organ bağışında bulunmak için yalnızca bu haftayı beklemek gerekmiyor. Gerekli şartları karşılayan kişiler yılın herhangi bir döneminde bağış beyanı oluşturabiliyor.

Organ Bağışı Nasıl Yapılır?

Türkiye'de 18 yaşını doldurmuş ve karar verme yeterliliğine sahip kişiler organ bağışı beyanında bulunabiliyor. Bağış işlemi, yetkili sağlık kuruluşlarında veya dijital ortamda gerçekleştirilebiliyor.

2025 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte e-Nabız ve e-Devlet üzerinden elektronik bağış beyanı oluşturulması mümkün hale geldi.

Organ bağışında bulunmak isteyenler şu yöntemlerden birini kullanabiliyor:

  1. e-Nabız üzerinden organ bağışı beyanı oluşturmak.

  2. e-Devlet Kapısı üzerinden ilgili organ bağışı işlemine erişmek.

  3. İl veya ilçe sağlık müdürlüğüne başvurmak.

  4. Yetkili hastanelerin organ bağışı birimlerine gitmek.

  5. Aile sağlığı veya toplum sağlığı merkezlerinde yetkili personel aracılığıyla işlem yapmak.

  6. Mevzuata uygun yazılı veya resmî vasiyet düzenlemek.

Sağlık kuruluşunda gerçekleştirilen başvurularda kişiye gerekli bilgilendirme yapılıyor ve bağış beyanı kayıt altına alınıyor.

Dijital işlemlerde ise kişinin kimliği elektronik ortamda doğrulanıyor. Bağış kararının tamamlanabilmesi için ek güvenlik aşamaları uygulanıyor.

e-Devlet Üzerinden Organ Bağışı Nasıl Yapılır?

Organ bağışı başvurusunda bulunmak isteyen vatandaşlar e-Devlet üzerinden elektronik beyan oluşturabiliyor.

Bunun için öncelikle e-Devlet hesabına güvenli kimlik doğrulama yöntemiyle giriş yapılması gerekiyor. Ardından Sağlık Bakanlığının organ bağışı hizmetine erişilerek işlem başlatılabiliyor.

Elektronik organ bağışında iki aşamalı doğrulama kullanılıyor. Sistemin istediği güvenlik adımları tamamlandıktan sonra bağışa ilişkin tercihler beyan ediliyor ve işlem onaylanıyor.

Başvurunun geçerli olması için onay sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yalnızca hizmet ekranını açmak veya kişisel bilgileri incelemek, organ bağışında bulunulduğu anlamına gelmiyor.

Dijital beyanlar Sağlık Bakanlığının merkezî kayıt sisteminde tutuluyor.

e-Nabız Organ Bağışı Başvurusu Nasıl Yapılır?

e-Nabız üzerinden organ bağışı işlemi 15 Ekim 2025 tarihinde kullanıma açıldı. Bu uygulamayla vatandaşların organ bağışı beyanı oluşturmak için sağlık kuruluşuna gitme zorunluluğu ortadan kaldırıldı.

e-Nabız üzerinden işlem yapabilmek için kişinin sistemde onaylı cep telefonu numarasının bulunması gerekiyor.

Güvenli giriş yöntemlerinden biri kullanıldıktan sonra organ bağışı bölümüne erişiliyor. Kullanıcı burada bağışa ilişkin bilgilendirmeleri inceleyerek tercihlerini oluşturabiliyor.

İşlem sürecinde iki aşamalı doğrulama uygulanıyor. Gerekli onaylar tamamlandıktan sonra beyan elektronik kayıtlara aktarılıyor.

Bağış kararının bildirilmesini istediği kişiler de kullanıcı tarafından belirlenebiliyor. Böylece kişinin ölümünden sonraki olası bağış sürecinde tercihinin ilgili kişiler tarafından bilinmesi sağlanabiliyor.

Kimler Organ Bağışında Bulunabilir? Yaş Sınırı Kaç?

2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında 18 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip kişiler organ bağışı beyanında bulunabiliyor.

Bağış kararı tamamen gönüllülük esasına dayanıyor. Kişinin hangi organ ve dokularını bağışlamak istediğini belirlemesi de mümkün.

Organ bağışında bulunabilmek için kişinin mutlaka tamamen sağlıklı olması gerektiğine ilişkin genel bir koşul bulunmuyor. Ancak organların gerçekten nakledilip nakledilemeyeceği, bağışçıda mevcut hastalıklar ve organların tıbbi durumu değerlendirilerek belirleniyor.

Bu nedenle bağış beyanı oluşturmakla organın nakle uygun bulunması farklı aşamalar olarak değerlendiriliyor.

18 yaşından küçüklerin kendi başlarına yetişkinlere yönelik organ bağışı beyanı oluşturması mümkün değil. Çocuklara ilişkin organ ve doku nakli işlemleri, ilgili mevzuatın ayrı hükümlerine tabi.

Türkiye'de Kaç Kişi Organ Nakli Bekliyor?

Sağlık Bakanlığının 22 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı Organ Bağışı Haftası bilgilendirmesine göre Türkiye'de 30 bin 675 hasta organ nakli bekliyor.

Bu hastaların büyük çoğunluğunu böbrek nakline ihtiyaç duyan kişiler oluşturuyor.

Organ Nakli Bekleyen Hastalar Kişi Sayısı
Toplam Organ Nakli Bekleyen 30.675
Böbrek Nakli Bekleyen 26.141
Çocuk Hastalar 599
Böbrek Nakli Bekleyen Çocuklar 346
Karaciğer Nakli Bekleyen Çocuklar 141
Kalp Nakli Bekleyen Çocuklar 102

Çocuk hastalara ilişkin sayılar, toplam hasta sayısının içerisindeki dağılımı gösteriyor. Bu nedenle genel toplamla ayrıca toplanmaması gerekiyor.

Bakanlığın verilerine göre 2025 yılında 4 bin 769 kişi organ nakli beklerken hayatını kaybetti. Bu sayı, günlük ortalama yaklaşık 13 hastanın nakil beklerken yaşamını yitirdiğini ortaya koyuyor.

Ancak bu rakam, 2025 yılına ilişkin veriyi ifade ediyor. 2026 yılının tamamına ait ölüm sayısı olarak değerlendirilmemeli.

Hangi Organlar Bağışlanabilir?

Organ bağışı kapsamında farklı organ ve dokuların nakli mümkün olabiliyor. Ancak hangi organın kullanılabileceği, bağışçının tıbbi durumuna ve nakil merkezinin değerlendirmesine bağlı.

Organlar Bağışlanabilen Doku ve Yapılardan Örnekler
Böbrek Kornea
Karaciğer Kemik
Kalp Kalp kapağı
Akciğer Deri
Pankreas Kıkırdak
İnce bağırsak Tendon
Kas dokusu
Yüz ve saçlı deri

Organ nakliyle doku nakli aynı işlem değil. Örneğin böbrek nakli, organ yetmezliğinin tedavisi amacıyla yapılırken kornea nakli belirli göz hastalıklarında görmenin yeniden sağlanmasına yardımcı olabiliyor.

Yüz, kol veya diğer bazı anatomik yapıların nakli ise her merkezde uygulanabilen rutin işlemler arasında bulunmuyor. Bu tür nakiller özel tıbbi ve hukuki değerlendirmeler gerektiriyor.

Organ Bağışı Yapan Kişinin Organları Ne Zaman Alınır?

Organ bağışı beyanında bulunulması, kişinin hayattayken organlarının alınmasına izin verildiği anlamına gelmiyor.

Ölüm sonrası organ bağışında temel koşul, yoğun bakımda solunum cihazına bağlı bir hastada beyin ölümünün tıbben tespit edilmesi ve organların nakil için uygun bulunması.

Beyin ölümü, beynin ve beyin sapının bütün işlevlerinin geri dönüşsüz biçimde kaybedilmesi anlamına geliyor.

Organ bağışı beyanı bulunması, her ölümün ardından organ alınabileceği anlamına da gelmiyor. Örneğin evinde hayatını kaybeden bir kişinin organlarının otomatik olarak nakledilebileceği düşüncesi doğru değil.

Bağışlanan organların kullanılabilirliği, ölümün gerçekleşme koşulları ve organların tıbbi uygunluğu değerlendirilerek belirleniyor.

Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat Aynı Şey Mi?

Beyin ölümü ile koma ve bitkisel hayat birbirinden farklı tıbbi durumlar.

Beyin ölümünde beynin ve beyin sapının bütün işlevleri geri dönüşsüz olarak sona eriyor. Bu durum tıbben ölüm kabul ediliyor.

Komada ise kişinin bilinç durumu ağır şekilde bozulmuş olsa da beyin işlevleri tamamen ve geri dönüşsüz biçimde kaybolmuş olmak zorunda değil.

Bitkisel hayatta da beyin ölümüyle aynı durum söz konusu değil. Bu nedenle koma veya bitkisel hayatta bulunan bir kişiden, yalnızca bu tanılar gerekçe gösterilerek ölüm sonrası organ nakli amacıyla organ alınamıyor.

Beyin ölümü tanısı, mevzuatta belirtilen tıbbi kurallar çerçevesinde yetkili hekimler tarafından konuluyor.

Organ Bağışı İçin Aile Onayı Gerekli Mi?

Organ bağışında aile onayı konusu, 2025 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle birlikte yeniden düzenlendi.

Kişinin hayattayken usulüne uygun şekilde oluşturduğu organ bağışı beyanı bulunuyorsa bu irade esas alınıyor. Bağışçının beyanıyla yakınlarının görüşleri arasında farklılık olması halinde kişinin kendi tercihi öncelik taşıyor.

Buna karşılık kişinin geçerli bir bağış beyanı bulunmuyorsa ölüm sonrasında yakınlarının rızası gerekiyor.

Bu durumda kanunda belirtilen yakınlık sırası dikkate alınıyor. Eş, reşit çocuklar, anne veya baba ve kardeşler gibi yakınların onayına ilişkin hükümler uygulanıyor.

Kişinin bağış kararını ailesiyle paylaşması, ölüm sonrasında ortaya çıkabilecek belirsizliklerin önlenmesi açısından önem taşıyor.

Organ Bağışından Vazgeçilebilir Mi?

Organ bağışı gönüllülük esasına dayandığı için kişi hayattayken verdiği karardan vazgeçebiliyor.

Elektronik ortamda oluşturulan bağış beyanı, mevzuatta belirtilen güvenli doğrulama yöntemleri kullanılarak değiştirilebiliyor.

Kişi, bağış kararını yeniden değerlendirmek istediğinde ilgili dijital hizmetlerden veya yetkili sağlık birimlerinden bilgi alabiliyor.

Bağış beyanının oluşturulması, kişinin gelecekte kararını değiştirme hakkını ortadan kaldırmıyor.

Canlı Organ Bağışı Yapılabilir Mi?

Türkiye'de organ bağışı yalnızca ölüm sonrasında gerçekleştirilmiyor. Belirli organlar için hayattayken de bağışçı olunabiliyor.

Fucitec Krem Ne İşe Yarar? Antibiyotikli mi, Nasıl Kullanılır?
Fucitec Krem Ne İşe Yarar? Antibiyotikli mi, Nasıl Kullanılır?
İçeriği Görüntüle

Canlı vericiden organ nakli uygulamaları, uygun koşullarda böbrek ve karaciğer nakilleri için gerçekleştiriliyor.

Böbrek naklinde uygun vericinin bir böbreği, karaciğer naklinde ise karaciğerinin bir bölümü nakil amacıyla kullanılabiliyor.

Ancak canlı organ bağışı, yalnızca kişinin isteğine bağlı olarak doğrudan gerçekleştirilmiyor. Vericinin sağlık durumu, alıcıyla uyumu, cerrahi riskler ve kanuni koşullar uzman ekipler tarafından değerlendiriliyor.

Ölüm sonrası organ bağışı beyanında bulunmak ile canlı verici olarak organ bağışlamak birbirinden ayrı süreçler.

Organ Bağışı Yapanların Yakınlarına Öncelik Veriliyor Mu?

2025 yılında yapılan düzenlemeyle ölüm sonrası organları başka bir hastaya nakledilen bağışçıların eş ve birinci derece yakınları için organ nakli sıralamasında belirli bir öncelik tanımlandı.

Bu kişilerin ilerleyen dönemde organ nakline ihtiyaç duymaları halinde, acil durumdaki hastalardan sonra öncelikli olarak değerlendirilmeleri öngörülüyor.

Ancak bu hak, yalnızca organ bağışı beyanının oluşturulmasıyla otomatik olarak doğmuyor. Bağışçının organlarından en az birinin başka bir hastaya nakledilmiş olması gerekiyor.

Söz konusu öncelik, tıbbi uygunluk değerlendirmelerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Organ Nakli Bekleyen Hastalar Nasıl Belirleniyor?

Vefat etmiş bağışçılardan alınan organların hangi hastalara nakledileceği, Sağlık Bakanlığının ulusal organ dağıtım sistemi üzerinden belirleniyor.

Bu süreçte kan ve doku uyumu, tıbbi aciliyet, bekleme süresi, yaş ve hastanın klinik durumu gibi ölçütler dikkate alınıyor.

Organların dağıtımında kişinin ekonomik durumuna, cinsiyetine, inancına veya sosyal konumuna göre ayrım yapılmaması esas alınıyor.

Dolayısıyla organ bağışı, bağışçının kendi tercih ettiği herhangi bir kişiye doğrudan organ aktarılması anlamına gelmiyor. Ölüm sonrası nakillerde ulusal dağıtım kuralları uygulanıyor.

Organ Bağışı Dinen Caiz Mi?

Organ bağışına ilişkin sık sorulan konulardan biri de dinî açıdan uygun olup olmadığı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, belirli koşulların karşılanması halinde organ ve doku naklini dinen uygun kabul ediyor.

Bu değerlendirmede organ naklinin tıbben gerekli olması, bağışçının veya ilgili kişilerin rızasının bulunması ve organ ticaretinin söz konusu olmaması gibi koşullar önem taşıyor.

Özellikle ölüm sonrası bağışta ölümün tıbben kesinleşmesi ve insan bedenine saygı gösterilmesi de değerlendirilen hususlar arasında bulunuyor.

Organ Bağışı İçin Hastaneye Gitmek Zorunlu Mu?

Hayır. Türkiye'de 15 Ekim 2025'ten itibaren organ bağışı beyanı e-Nabız üzerinden elektronik olarak oluşturulabiliyor. e-Devlet Kapısı da bağış işlemleri için kullanılabiliyor.

Ancak dijital işlem yapmak istemeyen kişiler yetkili hastanelere, il veya ilçe sağlık müdürlüklerine ve ilgili sağlık birimlerine başvurabiliyor.

Bağış işlemi için herhangi bir ücret ödenmesi gerekmiyor. Organ ve doku ticareti ise kanunen yasak.

3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası boyunca yürütülecek bilgilendirme çalışmalarında da vatandaşlara dijital başvuru yöntemleri ve bağışın yasal koşulları hakkında açıklamalar yapılacak.

Sağlık Bakanlığının güncel verilerine göre on binlerce kişinin organ nakli beklediği Türkiye'de, bağış kararının bilinçli şekilde verilmesi ve resmî sisteme kaydedilmesi, ölüm sonrası olası nakil süreçlerinde kişinin iradesinin belirlenmesini sağlıyor.