Ramazan ayı denince akla ilk gelenlerden biri hiç şüphesiz iftar sofraları oluyor. Gün boyu süren orucun ardından kurulan sofralar, sadece bir yemek vakti değil aynı zamanda paylaşmanın, bir araya gelmenin ve dayanışmanın simgesi olarak görülüyor. Peki yıllar içinde iftar kültürü nasıl değişti? Geleneksel sofralardan günümüzün modern sunumlarına uzanan bu yolculukta neler farklılaştı, neler aynı kaldı?
Geçmişin Sade ve Bereketli Sofraları
Osmanlı döneminde iftar sofraları bugüne kıyasla daha sade ama bir o kadar da bereketliydi. Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu zamanlarda komşular birbirine yemek gönderir, büyük sofralar kurulurdu. O dönemlerde iftar genellikle hurma ya da zeytinle açılır, ardından çorba ve evde pişirilen ana yemekler gelirdi. Güllaç gibi hafif tatlılar ise Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alırdı.
İftar öncesi yapılan “diş kirası” geleneği de dikkat çekiciydi. Misafirlere verilen küçük hediyeler, ev sahibinin misafirine verdiği değerin bir göstergesi sayılırdı. Yani iftar, sadece karın doyurmak değil; gönül almak anlamına da gelirdi.
Modern Hayat ve Değişen İftar Alışkanlıkları
Günümüzde ise yaşam temposunun artmasıyla birlikte iftar sofralarında bazı değişimler yaşanıyor. Çalışma saatleri, şehir hayatının yoğunluğu ve hazır gıda seçeneklerinin artması, sofraların yapısını etkiliyor. Artık birçok kişi iftar için dışarıda restoranları tercih ediyor ya da online sipariş veriyor.
Büyük şehirlerde lüks otellerde düzenlenen açık büfe iftar organizasyonları da oldukça yaygın. Bununla birlikte evde kurulan sofralarda da daha pratik tarifler ön plana çıkıyor. Geleneksel yemekler hâlâ önemli bir yer tutsa da sunum ve çeşitlilik konusunda geçmişe göre daha farklı tercihler dikkat çekiyor.
İftar Sofralarında Değişmeyen Değerler
Her ne kadar sunumlar, yemek çeşitleri ve mekanlar değişmiş olsa da iftarın ruhu büyük ölçüde aynı kaldı. Aile bireylerinin aynı masa etrafında toplanması, dua ile orucun açılması ve paylaşma duygusu hâlâ Ramazan’ın temelini oluşturuyor.
Özellikle ihtiyaç sahiplerine yardım etme geleneği de geçmişten günümüze taşınan en güçlü değerlerden biri. Belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği toplu iftar programları, dayanışma kültürünün canlı kalmasını sağlıyor.




