Hakkari Yüksekova da
ilçenin göbeğinde
3 askeri
şehit eden
hainleri,
devletten önce
onlar
yakalayıp,
adalete teslim
etmek zorundadır...
Güven konusunda
hayli sabıkalı
olanlar için
belki de
bu son fırsat
olacaktır...
Çünkü, devlet ne zaman
terörü sonlandırmaya
yönelik iyi niyetli
adımlar atmaya
kalkışsa;
benzer kalleşlikler
gerçekleşmiştir...
Çözüm süreci ile
ilgili ilk ciddi adım,
Demirel in Cumhurbaşkanı
seçildiği
1993 yılında atılmıştı. DYP-SHP koalisyonu vardı. Özal vefat
etmiş, Köşk e Demirel çıkmıştı. Başbakan Vekili Erdal İnönü
ile Cumhurbaşkanı Demirel in,
Kürt kökenli milletvekillerinin
terör örgütünün
üst düzey yöneticileriyle
kurdukları temastan
bilgileri vardı. Devletin
Kırmızı çizgileri ni
ihlal etmeden MGK da
bazı kararlar alınacaktı. Demirel,
kurmaylarıyla görüşürken,
endişeliydi. Bunlara güven olmaz
dediği günün
ertesinde, Bingöl de 33 silahsız Mehmetçik,
şehit edildi. O hain emri veren
Şemdin Sakık,
Ergenekon Davası nda
eski Genelkurmay Başkanı
karşısına gizli tanık olarak
çıkarılmıştı...
Neyse, o zamanki
çalışmalar da böylece sona erdi...
Yıllar sonra, AK Parti iktidarı,
terörün sonlandırılmasına
ilişkin bir Çözüm süreci başlattı. Kendi tabanında
dahi tepkiler vardı. Başbakan Erdoğan,
muhalefetin eleştirilerine aldırmadı. Akil adamlar
projesi de sürece katkı verecekti.
Devletin, Kandil - İmralı arasındaki
mesajlaşmalara aracılık yaptığını da
sonradan öğrendik.
Ne zamandır, şehit haberleri
gelmiyordu. Ülkenin güneyi de kuzeyi de
kan değil, huzur istiyordu...
Taa ki Kobani bahanesi
ile 40 insanımızın
hayatını kaybettiği
dehşet olaylara kadar...
Bu olayların nasıl körüklendiği
bilindiği halde,
Provokasyon
sözcüğünün
arkasına sığınanlara
inandık...
Olabilir dedik...
Ancak, Yüksekova daki
bu hain saldırının
bahanesi yok!..
Çözüm süreci nde
samimi olduklarını
göstermek için
3 askerimizi
şehit eden
hainleri,
adalete teslim etmek
zorundalar...
Yoksa, sepeti koluna,
herkes kendi yoluna ...