Asansör faciasının nasıl olduğunu öğrenmeden önce, inşaat firması sektör olarak böyle kazaların olabileceğini ve kendilerinin her türlü önlemi aldıklarını ifade etti. Asansör firması da gerekli önlemleri aldıklarını, bakanlık ise bunun kendi konuları içinde yer almadığını söyleyerek, diğer bir bakanlığı işaret etti. Sonunda asansörle ilgili olarak birkaç kişi gözaltına alındı. Bununla ilgili bilgilerim oldukça kısıtlı, ama ortada cinayet şeklinde bir kaza var ise, bunun mesulü olan kurum veya kişilerin olması gerekir. Tahkikat ise sürmektedir. Şunu açık olarak ifade temek gerekir ki birçok kurum veya kişiler, birbirlerini suçlayacak ve sonunda her zaman olduğu gibi unutulup gidecektir. Sadece, ölenler için Allah rahmet etsin, makamları cennet olsun diyerek, bütün suçu kaderin üzerine atacağız. Fakat, cehaletin kol gezdiği ve mesuliyetlerinin bilincinde olmayan, oturduklar makamı dolduramayan insanların, birçok konuda olduğu gibi bu hususta da kimleri ne şekilde suçlayacaklarını göreceğiz. Sonuç olarak, eğer O işçiler, o asansöre binmeseler idi; bu kaza olmayacaktı. Kaderin önüne de geçilemez? Yalnız, 10 işçinin ailelerinin ocaklarındaki ateşi kim söndürecek veya söndürebilecek bunu anlayamıyorum. İş kazalarının sayısal çokluğu bakımından dünya ölçeğinde üçüncü ve Avrupa ölçeğinde ise birinciyiz. Kimse kimseyi aldatmasın, dünyanın bilimdeki baş döndürücü ilerleyişine ayak uyduramadığımız gerçeği ortadadır. Her zaman bir şey olmaz ifadesi ile değil olabilire göre önlem alınmalıdır.
Soma da 301 işçinin ölümü ile ilgili olarak, davalar ve soruşturmaların ne olduğu belli değildir. Torba yasa ile işçilere verilen özlük haklarına itirazım yoktur. Yalnız, başımıza cinayet gibi kazalar gelmeden önce tedbirlerle birlikte, bunun üzerinde durulmalıdır. Madencilik, inşaat, tersane, yol yapımı gibi sektörlerde gerekli önlemler alınmalıdır. Elbette, bu önlemlerin bir maliyeti de vardır ve bunun miktarı ise fiyatlara yansıtılmalıdır. Bu prensip olarak kabul edildiği takdirde kazalar çok düşük seviyeye inecek ve ocaklar sönmeyecektir. Bu konuda daha önce yazdığım gibi, iş kazlarındaki ölüm yüzdesi gelişmemiş ülkelerde, gelişmişlere nazaran yirmi misli fazladır. Ülkemizde olduğu gibi, Avrupa da, Amerika da veya dünyanın diğer ülkelerinde can candır ve bir can dünyaya bedeldir.
Ülkemizde hiçbir şeyin ayarı ve ortası yoktur. Bilgisayarlar, İPad ler, telefonlar ve internetin kullanımı üretime yönelik olmalıdır. Bu akşam nerede yemek yenildi, nasıl tatil geçirildi gibi hususların bir anlamı olmadığı kanaatindeyim. Bundan 50 yıl kadar önce, rahmetli Ekonomi Hocam, Prof. Dr. Kâzım Köylü nün yolu Tibet e düşer. Birkaç gün gezilir ve sonunda ayrılış için bir ziyafet verilir. Mahalli yemekler ikram edilir ve yenilir. Ziyafetten sonra, ortaya bir dikiş makinesi getirilir ve makineye de bir genç kız oturur, çalıştırmaya başlar. Değerli hocam, herhalde burada adettendir, genç kız çeyizlerini veya elbiseleri nasıl diktiğini gösterecek demeye kalmadan; dikiş makinesinin ritmine uyarak bir grup dans etmeğe başlar. Değerli hocam bu hikayeden sonra; dikiş makinesi, Almanya da 50-100 değişik iş yapar. Balkanlar’da bu 5 veya 10 düşer, ülkemizde birkaç iş yapılır. Fakat Tibet e gidince ise, kullanılma maksadı değişir demişti. Bakımsızlıktan şehir içi otobüslerin kazaları, kamyon ve tır kazaları, otomobil kazaları milleti canından bezdirdi. Ama, ortada tedbir yok, Batının harikası ulaşım araçlarının direksiyonuna oturanların, aracın kabiliyetlerini bilmesi ve bilinçli olarak kullanmaları gerekir. Sadece, ceza ile bu kazaların önlenmesi mümkün değildir. Her şeyin bilimsellikten geçtiği unutulmamalıdır. Cehaletin verdiği cesaret, bu tip kazaların gerçek sebebidir. Ülkemiz, olmaması gereken bu kazaların diyetini çok ağır faturalarla ödemektedir. Soma daki kazada Hakk’ın rahmetine kavuşan 301 kişi ile birlikte, en az 1500 kişinin mağdur olduğu ortadadır. Ölenlerin acısı ise, bizleri derinden etkilemeye devam etmektedir. Asansör kazası ve diğer kazalarda günahsız yere, daha doğrusu cinayete kurban gidenlerin acısı da aynı derecede bizleri üzmektedir. Bütün uygulamalarda bilimsel olarak gerekli tedbirler alınmalıdır. Zira, görevlendirilmelerde liyakat gözetilmemektedir. Bunun sonucu olarak iş kazalarına davetiye çıkarılmaktadır. Saygılarımla.