n Kafasını deve kuşu gibi kuma sokup,
n
n güzelliklerden bihaber olanların
n
n bu yaşam tarzları, bir başkasını ne ilgilendirir?..
n
n Aksi bir hayatı seçenler için de öyle...
n
n Önyargılı duygulardan
n
n uzak, herkesin birbirini sevmese de asgari
n
n müştereklerde biraraya gelebileceği
n
n olgular üzerinde toplumsal hoşgörüye ihtiyaç var...
n
n Ne öteki ne de beriki...
n
n Bu tahammülsüzlük girdabında;
n
n kırıp, dökerek bir yere varmak zor...
n
n Kavgalardan yara almadan
n
n çıkmak da...
n
n
n
n * * *
n
n
n
n Dört oğlu olan bir adam, çocuklarının çok erken karar verip,
n
n önyargılı olmamaları konusunda onları eğitmek için bir yöntem bulur...
n
n Her birinden uzak bir yerde duran ağacın yanına gidip
n
n döndüklerinde gördüklerini anlatmalarını ister...
n
n İlk çocuk kış, ikincisi ilkbahar, üçüncüsü yaz ve sonuncusu da sonbahar o ağacı görmeye
n
n gider...
n
n Baba, çocuklarının hepsi geri döndüğünde
n
n onları biraraya toplar ve ne gördüklerini sorar...
n
n İlk oğlu ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu
n
n söylediğinde, ikincisi “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” der...
n
n Üçüncü çocuk başka fikirdedir: “Çiçekleri vardı. Kokusu ve görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce hiç böyle bir şey görmedim” diye anlatır...
n
n Sonuncu çocuk, hepsinin haksız olduğunu; meyve
n
n veren ağacı hayat dolu bulduğunu söyler...
n
n Yaşlı adam, çocuklarını dinledikten sonra
n
n Hepiniz de haklısınız dediğinde,
n
n bu kez çocuklar şaşırır...
n
n Baba, hepsinin de farklı mevsimlerde
n
n ağacı görmeye gittiğini hatırlatarak, şöyle der:
n
n O aynı ağaç mevsimine göre farklı göründü sizlere. Hayat da böyledir. Bir mevsimin acısını, diğer güzel mevsimlerin parçalamasına izin vermeyin. Güzellikleri fark ederek,
n
n yaşayın!
n
n * * *
n
n
n
n Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...
n